“SOSYAL ÇÜRÜME” YA DA “MEKSİKALAŞMA”

Geçmişte tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik çöküşler oldu.

Ekonomik buhran dönemlerinde insanlar işini, evini ve tüm maddi gücünü kaybetti.

1772 yılında İngiltere’de başlayan “Kredi Krizi” tüm Avrupa’ya ve İngiliz-Amerikan kolonilerine yayıldı.

1929-1939 Büyük Buhranı, geçtiğimiz yüzyılın en büyük ekonomik felaketiydi. ABD’nin meşhur finans sokağı Wall Street çöktü ve tüm sanayileşmiş memleketlerde 10 sene etkisini gösteren işsizlik kasırgası başladı.

1973 yılında OPEC (Petrol İhraç eden Ülkeler Örgütü) , Arap İsrail savaşında İsrail’e silah yollayan ABD’ ye ambargo uyguladı. Akabinde süper enflasyon ve durgunluk tüm dünyayı etkisi altına aldı.  

1997 Asya krizi, 2007-2008 mali krizi diğer örnekler… 

Bunlar bir şekilde atlatıldı. Ekonomi bir şekilde toparlandı. 

Lakin, tarihte görülen sosyal çöküşler atlatılamadı. 

Bizans, Endülüs, Osmanlı, Sovyetler gibi medeniyetlerin yok oluş süreci başlamadan önce toplumda sosyal çürüme başladığını görüyoruz. 

Şu anda, genelde tüm dünyada özelde Anadolu coğrafyasında sosyal çürüme pik yapmış durumda.

Dönüşü olmayan bir yerdeyiz.

Etik denen şey yok olmak üzere.

Türkiye’de yaşam felsefesi kalmadı. 

Başka bir toplum olduk. Biz Güney Amerika ülkesi değildik, lâkin onlar gibi olduk. 

Meksikalaştık.

Kültürümüz mafyalaştı. 

Edebiyat sinema ve tiyatro argolaştı. 

Küfür etmeden güldüren Kemal Sunallar âtide kaldı.

Barış Manço” milli duruşu, “Ediz Hun” beyefendiliği, “Emel Sayın” hanımefendiliği yok artık.

Ekranda “Konuşanlar”, ahlaksız olduğunda prim yapıyor, izleniyor, rağbet görüyor. 

Sosyal çürüme bu işte…

Çukur” senaryolar gençleri moranlaştırdı. Geçen gün tramvay ile çarşıya gidiyorum. Fevziye durağında 16/17 yaşlarında üç genç bindi. Aman Allah’ım. Bir hareketler bir şekiller. Herkesin dikkatini celbeden sevimsiz konuşmalar…

Spordaki çürümeyi seyrediyoruz.

Sanattaki çürümeyi yukarda anlattık.

Bilimdeki çürümeyi geçen manşetlerden takip ettik. Parayla yazdırılan doçentlik tezleri vs… 

Muhafazakâr yaşamdaki çürümeyi es geçmeyeceğim. Nefisler davanın önüne geçti. Para makam ve sex üçgeninde benlikler kayboldu. 

***

Kendimizden başlayacağız. Bu çözülmenin önüne set çekeceğiz. Sabah namazında camiye gidemeyen ayaklara, Kudüs’ün hâdimliği nasip olur mu?

Kendi nefsine söz geçiren, heybetiyle alemi titreten Yavuzların yolundan gideceğiz…

Kendimizden sonra evimize yuvamıza ailemize ışık olacağız.

Mahallemize sahip çıkacağız…

Mahallesine sahip çıkamayan vatanına sahip çıkamaz, vesselam…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Anket Halka soruyoruz: Kocaeli'nin en büyük sorunu nedir?
Tüm anketler