Lambalı radyodan ‘İnönü öldü’ anonsu

Dün, Türkiye Cumhuriyeti’nin 2.Cumhurbaşkanı, Gazi Mustafa Kemal’in en yakın silah arkadaşı İsmet İnönü’nün 50. ölüm yıldönümüydü.

50 yıl çok uzun bir zaman.

Yarım asır.

Yaşı benim gibi 50’yi geçmiş olanlar için ise daha dün gibi!

Ne zaman kış olsa, kar yağsa, hep babamı hatırlarım; çok uzun yıllar öncesine giderim.

1970’li yılların başıydı…

Yine böyle bir aralık ayı.

Akşam çökmüş, dışarıda hafiften kar başlamıştı.

Perdeyi araladım. Ahşap direkte, metal çanağın ortasındaki yüz mumluk ampulün aydınlattığı sokakta gölgeler hızlı hızlı hareket ediyordu.

Rahmetli babam Seka'daki vardiyasından dönmüş, hep birlikte aynı odanın ayrı köşelerinde kendi dünyamıza dalmıştık...

Babam, somun gibi elleriyle radyoya uzandı. Ahşap kasalı, lambalı radyonun düğmelerini ileri geri çevirdi. Cızır cuzur sesler çıkmaya başladı.

Tıpkı Atilla İlhan'ın şiirindeki gibi, önce Zagrep Radyosu'nda Lili Marlen türküsü... Sonra Mamak Radyosu'nda bir Çigan müziği...

Babam kanalları kararlılıkla dolaşıyor, ancak nereyi aradığından o da emin değil...

Birden gong çaldı.

"-Burası Türkiye'nin Sesi Radyosu... Şimdi haberler..."

Pür dikkat kesildi babam. Biz ise dediğim gibi, kendi dünyamızdaydık... Kardeşim Cin Ali'nin Topacı'nı, ben ise Fakir Baykurt'un elektriksiz bir Anadolu köyündeki hüzünlü kış öyküsünü okumakla meşguldüm...

Arka planda, haberleri sunan spikerin sesi de hüzünlüydü:

"... Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci cumhurbaşkanı İsmet İnönü maalesef bugün hayata veda etti. İnönü için düzenlenecek cenaze töreninin ayrıntıları henüz belli olmadı. Ulusumuzun başı sağ olsun..."

Babam şöyle bir yutkundu...

-Atatürk kadar önemli adamdı, dedi...

Perdeyi bir kez daha araladım. Kar aynı şekilde devam ediyordu. Babam radyoyu orta dalgadan, uzun dalgaya geçirdi. Bu kez Zagrep Radyosu'nda akordeon çalıyor, bir kadın Hırvatça bir halk türküsü söylüyordu. Babam bir süre bu türküye eşlik etti ve bize Türkçesini de söyledi... Sobanın üzerinde kaynamakta olan adaçayının kalanını da bitirdikten sonra yattık...

Ertesi gün bir uyandım ki, zaman o zaman değil. İnönü'nün ölümünün üzerinden 50 yıl geçmiş, babam öleli 39 yıl olmuş...

Lambalı radyo, hatıra olarak hala duruyor. O Hırvat kadının türküsü de hala kulaklarımda. Perdeyi aralıyorum, yine kar var...

Ama elektrik direği, ahşap değil beton. Üzerinde metal çanaklı ampul yerine koca bir armatür.

Elim radyoya uzanıyor. FM kanallarında "Çıkkıdı"lı pop parçaları... Görünmeyen bir el, elimi kavramış, kanalı değiştirmeye zorluyor... Uzun dalgaya geçiyorum. Yine Zagrep Radyosu'na... O Hırvat kadını bulamıyorum belki, ama Goran Bregoviç hüzünlü bir türküyü içtenlikle söylüyor. Türkçesini öğrenebilmek için arkama dönüp, babamı arıyorum. Perde kendiliğinden aralanıyor. Kar taneleri arasında bir ışık kümesi bana el sallıyor

Aradan geçen 50 yıl…

İsmet İnönü ve babamı anmak benim için böyle işte.

Ruhları şad olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Gündoğdu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yerel seçimlerde Derince'de kime oy vereceksiniz?
Tüm anketler