FEVKALADENİN FED’i

Öyle “Heterodoks” falan demeden kitabın başından başlayıp, faizleri arttıran Amerikan Merkez Bankası (FED), enflasyonun kontrol altına alındığına kanaat getirince, son toplantısında da faizleri sabit tuttu. Başkan Powell, bu defa denge falan dinlemeden güvercin bir tavırla faizler inecek sinyalini verdi.

Ve bingo…

Washington’dan Fed geldi, piyasalarda bayram havası…

Peki neden böyle?

Fed sonuçta Amerika Birleşik Devleti’nin (ABD) merkez bankası, faiz indiriyor diye global piyasalar neden bayram yapıyor?

Aslında hepimiz öğrendik. Sevsek de sevmesek de, ABD doları dünyanın rezerv parası. Yerine yeni bir şey koymak için epey bir çaba gösteriliyor. Ama henüz bulunamadı. Buluncaya kadar, Fed ne derse o.

Faiz artarsa hüzün, inerse coşku…

Çünkü;

Fed faizleri arttırdığında, yani sıkı para politikası uyguladığında, dünyada likidite yani para azalıyor. Fonlar Amerikan varlıklarına, yani daha az riskli finansal araçlara akıyor.

Faiz inince de tam tersi. Paralar riskli varlıklara, özellikle de gelişmekte olan ülkelere akıyor.

Öyleyse, faiz inecek paralar gelecek desek, abartmış olmayız.

Abartmış olmayız ama, bu paralar nasıl ve hangi koşullarda gelecek?

Önce genel duruma bir bakalım…

İhracat odaklı ekonomiler; Fed’ in faiz indiriminden memnun kalmaz. Çünkü, para birimleri dolara göre pahalı hale gelir ve bu ihracatçıyı mutsuz eder.

Gelişmekte olan ülkeler; büyüyen ve yatırım yapan bu gruptaki ülkelerin çoğu aynı zamanda yabancı sermaye ihtiyacı olan ve global piyasalardan da borçlanan ülkeler. Fed faiz indirdiğinde bu ülkelerin de borçlanma maliyetleri düşer. Ve faizleri düşünce yeni yatırım araçları arayan fon sahipleri biraz daha riskli olmalarına rağmen bu ülkelerin varlıklarına ilgi duymaya başlar.

Enerji ithal eden ülkeler; bu ülkelerin enerji ihtiyaçlarını dışardan ve dolar üzerinden sağladığı düşünüldüğünde, enerji maliyetleri önceki yıllara göre azalması beklenir.

Bizde duruma bakalım…

Türkiye ekonomisi ithalata bağlı ihracatçı bir ülke. Aynı zaman da enerji açığı olan ve ithal eden bir ülke.

Üretimde kullandığımız hammadde ve ara maddeyi ithal ediyoruz ve üstelik çoğunlukla dolar ile ithal ediyoruz. Bu durumda bizim ithal faturalarımızın düşmesini yani maliyetlerin azalmasını beklememiz yanlış olmaz.

Diğer yandan, ihracatımızın çoğu halen Euro alanı ve Avrupa Birliği ülkelerine.

Fed’i, Avrupa Merkez Bankası başta olmak üzere diğer gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının da izlemesi sürpriz değil elbet. Ama öyle görülüyor ki enflasyon ile sorununu daha erken çözen, faiz indirimlerini de daha erken yapacak. Bu nedenle Euro’nun dolar karşısında biraz daha değerli kalacağını beklemekte yanıltıcı olmayacak.

Öyleyse ithalatını dolar, ihracatını Euro yapan Türk İhracatçısının bundan memnun kalacağı da açık.

Yurt dışından borçlanma ve yabancı sermaye konusunda faiz indirimleri ile Türk ekonomisi için de yepyeni bir dönem açılacağını beklemek fazla iyimserlik olmaz.

Türkiye son zamanlarda gerek portföy gerekse doğrudan yabancı yatırımlarının durduğu hatta yabancının Türk hisse senedi ve tahvil piyasalarından elini ayağını çektiği bir dönemi yaşadı. Yatırım yapılabilir seviyenin altına düşen ülke kredi notumuz, 800’lerin üzerine çıkan CDS oranlarımız ile bu durum pek de anormal sayılmazdı.

Türk ekonomisini yönetenlerin rasyonel politikalara dönüş söylemleri ve bunu destekleyen aksiyonları almalarıyla başlayan dışarıdan gelen olumlu hava ile, ilk önce CDS’de 300’lerin altına indik. Ardından uluslararası derecelendirme kuruluşlarından gelen olumlu sinyaller ile hisse senedi ve tahvillerimize yabancı girişlerinin arttığına şahit olduk.

Bu olumlu havanın devam edeceğini, kamunun ve özel sektörün de hem dış borçlarını çevirmekte işlerinin kolaylaşacağını, maliyetlerin de ciddi anlamda düşeceğini beklemek yanlış olmaz.

Kısaca özetlemek gerekirse,

2024 yılı bizim için Fed ile birlikte “Fevkaladenin Fevkinde” bir yıl olmaya namzet.

Ama yine de Mart’tan sonra sert esecek rüzgarların;

yapısal değişime ayak sürüyenlerin,

verimlilik nedir bilmeden rekabetçi kur diye naralar atanların,

sıkıştığında bankalar ucuz kredi versin diye lobi yapanların, velhasıl hesabını kitabını bilmeyenlerin, baharını da kışa çevirebileceğini hatırlatarak,

Herkese sağlık ve barış dolu bir yeni yıl diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yusuf Dilaver - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yerel seçimlerde Derince'de kime oy vereceksiniz?
Tüm anketler