EŞİT(miş)SİNİZ!  

Türk sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri olan, “Selvi Boylum Al Yazmalım” da; Asya (Türkan Şoray), İlyas (Kadir İnanır) ve Cemşit (Ahmet Mekin) arasında seçim yapmak zorunda kalınca, o muhteşem sahnede soruyordu:

Sevgi neydi?

Sevgi iyilikti.

Sevgi Dostluktu.

Sevgi Emekti.

Türkiye ekonomisinin “vazgeçilmez” ve “muhteşem” oyuncularından biri olan TÜİK, bu hafta hem “Gelir Dağılımları” hem de  “Yoksulluk ve Yaşam Koşulları” istatistiklerini yayınlayınca ben de dayanamadım sordum:

Eşitlik neydi?

Eşitlik adaletti.

Eşitlik, adil gibi görünmek değil “adil” olmaktı.

Eşitlik, geleceğe umutla bakabilmekti.

Eşitlik özgürlüktü.

Eşitlik mutluluktu.

Eşitlik farklılıktı.

Eşitlik, farklılıklara saygı göstermekti.

Eşitlik, aynı fırsatlara sahip olabilmekti.

Eşitlik, okumak isteyen herkesin okuyabilmesiydi.

Eşitlik,  hastane kuyruklarında bazıları beklerken, tanıdığı var diye öne geçenin arkasından bakmak zorunda kalmamaktı.

Eşitlik, önüne gelenin aracına “çakar” vermemekti.

Eşitlik, bazıları lüks restoranlarda yer bulamazken, annelerin babaların çocuklarını hiç olmazsa ayda bir kez dışarıda yemeğe götürebilmesiydi.

Eşitlik, kimsenin akşam evinde aç yatmamasıydı.

Eşitlik, kimsenin evinde üşümeden uyuyabilmesiydi.

Eşitlik, herkesin zengin olması değil kimsenin yoksul olmamasıydı.

Eşitlik, birilerinin önden birilerinin arkadan değil, birlikte yan yana yürüyebilmesiydi.

Eşitlik, birinin diğerine hep şemsiye tutması değil yağan yağmurda birlikte ıslanmasıydı.

Eşitlik, kimsenin önünde diz çökmek zorunda kalmamaktı.

 

Eşitlik, “masum” çocukların çirkin savaşlarda ölmemesiydi.

Eşitlik, eşit doğamasak da, eşit ölebilmekti.

Eşitlik, kendilerinin inandığına inanmayanlara bile hoşgörü ile davranabilmekti.

Eşitlik, hak edene hak ettiğini vermekti.

Eşitlik “Allah’tan” korkmaktı.

Eşitlik bir kadın olmak, bir erkek olmak, bir ağaç olmak, hatta bir sokak hayvanı olmak, kısaca yaşayabilmekti.

Yazmakla bitmeyecek bir şeydi “Eşitlik”.

Eşitlik, haddini bilmekti; yeri gelince susmak, yeri gelince durmaktı.

Ben de burada duracağım, isteyen okuyucu devam edebilir.

Çünkü, “Eşitlik” isterseniz devam edebilmekti…

TÜİK İstatistikleri mi?

 Endişelenecek bir şey yokmuş.

Birazcık gelir dağılımı göstergeleri bozulmuş.

En zengin yüzde 20’nin toplam geliri son 10 yılda yüzde 45,9’dan yüzde 49,8’e yükselirken, en yoksul yüzde 20’ni payı yüzde 6,2’den yüzde 5,9’a düşmüş.

En yüksek gelirli yüzde 20, en düşük gelirli yüzde 20’nin 8,4 katı kazanır hale gelmiş.

En yüksek gelirli yüzde 10, en düşük gelirli yüzde 10’un 15 katı kazanıyormuş!

 En zengin yüzde 5’lik kesimin aldığı pay 2013’de yüzde 19,6 iken, 2022’de yüzde 24,7’e çıkmış vs…

Özetle:

 Eşit(miş)siniz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yusuf Dilaver - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

01

Rafet El Roman - Zengin sevici ak partiye yakışır kesinlikle ak partiye oy yok Müslümanlık adı altında milleti keriz yerine koyan anti sosyal bir toplum yaratan ekonomik özgürlüğü BİTİREN ve mutsuz bir toplum, millet haline getirip insan psikolojisini bozan ruhsal çöküntüye sebep ve sonuçlara götürendir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Şubat 00:20


Anket Halka soruyoruz: Kocaeli'nin en büyük sorunu nedir?
Tüm anketler