BELKİ DE DEPRESYONDAYIZ!?! HABERİMİZ YOK!

Medeniyetimizin “her dâim mutlu insan” iddiası yoktur.

İnsan, mutlu da olur mutsuz da. Sevinçli de olur kederli de. Bazen neşeli bazen hüzünlüdür.

Duygu dünyamız mevsimlere benzer. Bazen kış, bazen yaz…

Sert rüzgarlar, fırtınalar, güneşli günler hayatın gelgitleridir.

90 yıllarda babamın yanında bakkalda çalışırken gün içinde yüzlerce insanla muhatab olur, alışveriş yapar, dertleşirdik. Tüccar komşularımız ile oturup çay içerdik. O gün çocuktuk belki ama, mahalledeki sosyolojik ortama vâkıftık.

Aradan 30 sene geçti işim gereği (Yerel yönetim-Halkla İlişkiler) her gün yüzlerce insanla muhatab oluyorum. O gün ile bugünü karşılaştırdığım zaman net olan manzara şu: İNSANLARIN İMKANLARI ARTTIKÇA MUTSUZLUKLARI DA ARTMIŞ DURUMDA.

Mutluluğu dışarıda arayan insanoğlu duvara tosladı. İÇ ÂLEMİN, KALBİN, RUHUN, ZİHNİN İLGİSİZ BIRAKILMASI İNSANA PAHALIYA PATLADI.

Dünyayı kasıp kavuran mutsuzluk salgınının yurdum insanını da sarmaladığını her geçen gün daha da fazla hissediyoruz.

Gitgide “maço”laşan bir toplum olduk. “Acaba bugün sokakta başımıza bir şey gelir mi” diye tedirgin bir şekilde yaşıyoruz.

Günümüzde, kötülük çok çabuk yayılıyor. İyiliğin izlenme oranı kötülüğe göre çok daha az olduğu için; kötü olan, toplumun hafızasına devamlı servis ediliyor.

Vahşi yaşam belgeseli izlermiş gibi, sokaklarda evlerde iş yerlerinde gelişen can yakıcı haberleri izliyoruz. Herkesin dilinde aynı soru: “BİZ NE ARA BU HÂLE GELDİK”?

***

Psikiyatrist Prof. Dr. M. Kemal Sayar değer verdiğim bir şahsiyet.

Sosyal medyada 72 saniyelik bir videosuna rast geldim. Bir dakikalık süre zarfında o kadar önemli mesajlar vermiş ki, siz değerli okuyucularımla paylaşmayı görev olarak addettim kendime.

Kendisine bir soru geliyor: “Bu çağda depresyon daha da çok arttı. Niye arttı? Ney arttırıyor depresyon oranını”?

Hocamız kısa ve net maddeler ile soruyu cevaplıyor:

Sosyal bağlar koptu

Hepimizin daha fazla yalnızlaştık ve hayatımız daha fazla anlamsızlaştı.

Giderek tekil bir ada gibi yaşamaya başladık ve etrafımızda gidip geldiğimiz insanların azaldı.

Sırtımızı yasladığımız dostlarımız ortadan kayboldu.

İnsan ilişkileri açısından dünya gezegeni soğudu.

Sosyal medya teknolojileriyle ekran başında çok vakit geçirmeye başladık. (10 Saat)

Gözlerin içine bakarak kurulan iletişim azaldı. Sıcak insan teması bitti.

İnsanlar giderek insan ile makine arası varlıklara dönüştü. Adeta ekranlar vasıtasıyla var olabilen varlıklar haline geldi.

Tüm bu nedenlerden dolayı en temel ihtiyacımız olan ANLAŞILMA DUYGUSUNDAN MAHRUM KALDIK

Bu gelişmeler, his, düşünce ve eylemleri olumsuz şekilde etkileyerek depresyonu tetikliyor.

Peki depresyonun panzehiri ne? Tek kelime ile özetlersek: YAVAŞLAMAK…

Kendimizle, Rabbimizle, etrafımızla ve de doğa ile tekrar iletişime geçebileceğimiz alanlara ihtiyacımız var.

Esnek çalışma saatlerini ortadan kaldırıp hayatımızı düzene sokmalıyız.

Manevi ortamlarda bulunup ya da manevi makaleler okuyup gönül dünyamızı renklendirmeliyiz.

Sevdiklerimizle akrabalarımızla bir araya gelip kafa dağıtmalıyız.

Doğada vakit geçirmeliyiz. Ayaklarımızın altında uzanan yerküreyi ve üstümüzdeki sonsuz gökyüzünü hissedebiliriz. Doğal yaşamın iyileştirici özelliğini yok saymamız mümkün değil. 

Tüm bu “yavaşlama” aktiviteleri sinir sistemimize şifa olacak ve mutsuzluk salgınından ez az etkilenenlerden olacağız.

AKTİVİTELERİMİZİN DİJİTALLEŞMESİNE EKRAN BAŞINDA BİR ÖMRÜN HEBA EDİLMESİNE İZİN VERMEYELİM DOSTLAR…

Kalın sağlıcakla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

01

Rafet El Roman - Ekonomik bağlar insanlarda koptuğundan. Milletin cebinde yok. Antisosyal bir toplum yaşam biçimine girdik şükür yok Allah a inanç yok dilde. Millet içine sığınamadığından başka kötü şeylerin içine sığınıyor. Ekonomik özgürlükte minimal duruma düşmek geçim sıkıntısı yaşamak buhran ile iç içe yaşamayı genişletmiş olması ve birçok şeyler daha sayılabilir. Milletin parasal durumu mali durumu el vermediğinden anti sosyal bir toplum olmaya ve bununla berabet gelen ruhsal bozuk bir yapıya sahip olunabilir durumu olmasından kaynaklı.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 12 Şubat 00:13


Anket Halka soruyoruz: Kocaeli'nin en büyük sorunu nedir?
Tüm anketler