Kredi kartsız kimse evden bile çıkamaz!

İlimizdeki bir yerel gazetede geçtiğimiz günlerde bir vatandaşın yaşadığı kredi kartıyla ödeme şikayeti haber konusu yapılmıştı.

Küçük kızını sabah okula bırakmak için yola çıkan kadın, İzmit’in en ünlü pastanelerinden birine giriyor, bir poğaça alıyor, ancak üzerinde hiç nakit bulunmadığı için ödemeyi kredi kartıyla yapmak istiyor. Tezgahtaki görevli büyük bir hışımla vermek üzere olduğu poğaçayı geri alıyor ve “Bir poğaça kredi kartıyla ödenir mi” diye çıkışıyor.

Bu haberin gazetede yer alması üzerine söz konusu pastane bir açıklama yaparak özür diliyor, tek poğaça için dahi kredi kartıyla ödemenin mümkün olduğunu belirtiyor.

Ben her sabah işe gelirken mutlaka yolumun üzerindeki bir pastane ya da börekçiye uğrayıp börek-poğaça alırım. Parasını da daima nakit öderim. Ama bakıyorum, herkes tek poğaçayı bile kredi kartıyla alıyor. Millet kuyrukta, börekçi tek poğaçanın parasını pos cihazıyla tahsil etmeye çalışıyor. Yok şifre yanlış, yok bakiye yetersiz…

Söyleyeceğim odur ki, kredi kartı olmasa, millet evden dışarı çıkamaz.

Ama bir de madalyonun öbür yüzü var.

Bireysel kredi kartı borçları geçen yıla oranla yüzde 157 arttı, 1 trilyon 200 milyar liraya yükseldi.

Ekonomi yönetimi yükselişin enflasyon ile mücadelede sıkıntı yarattığı görüşünde.

Merkez Bankası kredi kartlarına yönelik faiz, taksit ve kart limitlerinin sınırlanabileceği sinyali verdi.

Peki, tek başına bu hamle enflasyonu baskılamaya yeter mi?

Yoksa kredi kartına getirilecek kısıtlama özellikle dar gelirli tüketiciyi olumsuz etkileyerek krizi derinleştirir mi?

Uzmanına sormuşlar:

Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ege Yazgan şunları söylüyor:

“Borçlanmanın böylesine hızla arttığı bir ortamda kredi kartlarına düzenleme yapılması hem enflasyon ile mücadele hem de hane halklarının gereksiz borçlanmaya teşvik edilmemesi açısından gerekli ve yerinde olur. Ancak madalyonun arkası da var. Son dönemde yaşanılan enflasyon sürecinde satın alma gücünü ciddi şekilde kaybeden bir grup var. Bu grup ‘mecburen’, gelir dağılımın bozulmasından kaynaklı olarak, kredi kartı borçlanmasına gitti, hayatını kredi kartları ile idame ettirir hale geldi. Dolayısıyla bunu göz ardı edip, enflasyon ile mücadelenin yükünü onların üzerine bırakmak doğru olmaz. Merkez Bankası haklı ama zaruri kredi kartı borçlanması yapan hane halkı da... Bu sebeple buraya ince bir ayar şart!”

Peki, nasıl yapılacak o ince ayar?

Prof. Dr. Yazgan diyor ki: “Kredi kartlarına düzenlemenin tartışıldığı bir ortamda daha dün 3 kamu bankası kredi kartı nakit çekim ve faizlerini düşürdü. Bu aslında yanlış ama dediğim gibi satın alma gücü düşük bir kesim var ve onları zor durumda bırakmamak adına alınmış bir karar olduğunu düşünüyorum bunun. Ancak düzenlemeler genele doğru yapılmaz. Yapılırsa o zaman ihtiyacı olmayan da ‘fırsattan’ faydalanır. Geçim zorluğu içinde olmayan da gider, ‘Kamuda faiz düşmüş’ diyerek kredi kartından para çeker ve o parayı da mevduata yatırır. Siz dar gelirli için iyi bir iş yaptığınızı zannedersiniz ama öte yandan enflasyon körüklenmeye devam eder. Dolayısıyla zaten geliri yüksek olanların bu ve benzeri yardım ve düzenlemelerden faydalanmasını engelleyecek, dar gelirliye çözüm olacak yeni uygulamalar bulunmalıdır.”

Kredi kartına, krediyle, faizle yaşamaya devam!...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Gündoğdu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yerel seçimlerde Derince'de kime oy vereceksiniz?
Tüm anketler