Acılar ve yasaklı günler yaşamıştık

Türkiye, son yıllarda ekonomik sıkıntılarla boğuşuyor.

Fiyatlar bir türlü dizginlenemiyor.

Halkın alım gücü sürekli azalıyor.

Tünelin ucunda bir ışık da görünmüyor.

Aslında bu günlere zorlu bir pandemi sürecinin ardından geldik.

Pandemi dönemi kabus gibiydi.

Marketlerin raflarında ürün boldu ve fiyatlar artmıyordu.

Ancak sosyal ve ekonomik yaşam, adeta durmuştu.

Maskeler.

Mesafeler.

CPR testleri.

Covid-19 aşıları.

Sokağa çıkma yasakları…

Herkes evlerine tıkılmıştı.

65 yaş üstü yaşlılar ve çocuklara belli saatlerde sokağa çıkma hakkı verilmişti.

3-4 günlük sokağa çıkma yasakları ilan edilmişti.

Bu arada Covid-19 kaynaklı ve diğer ölümler de yağmur gibi yağıyordu.

Sevdiklerimizi bir bir yitiriyorduk.

Bugün 27 Şubat.

Benim, annemi toprağa verdiğim günün 3’üncü yıldönümü.

O günler şimdi tekrar gözümün önüne geldi.

Annem, lenf kanserine yakalanmıştı. Yaklaşık iki yıl boyunca Kocaeli Üniversitesi Hastanesine gidip geldik.

En sonunda.

Üç yıl önce bugün, annem sabah ezanı okunurken son nefesini verdi.

Bir insanın annesini yitirmesi gerçekten çok acı. Bu ölümü bekleseniz de, annenizin cansız bedenine sarılıp, onun yarı açık gözleriyle vedalaşmak insanı perişan ediyor.

112’yi telefonla arayıp durumu anlattım. Beş dakika içinde sağlık ekibi Yenişehir Mahallesindeki evimize geldi. Odaya giren görevli şöyle bir baktı, nabzı atmıyordu. Hemen telefonla bir yerleri arayıp ‘Eks’ dedi. Yani, tıp dilinde ölü…

İkinci bir ekip geldi. Seyyar elektroşok ve Elektrokardiyografi cihazıyla odaya girdiler, bizi dışarı çıkardılar.

Bunlar yasal prosedür.

Önce EKG çekilecek. EKG şeridinde kalp ritmi çizgi olarak çıkarsa, ölüm kanıtlanmış olacak.

Sonra herhangi bir darp, kesici ve delici alet yarası var mı, ona bakılacak.

Yani, bu kişinin normal yollardan ölüp ölmediğine kanaat getirilecek. Şüpheli bir durum halinde savcı ve hükümet tabibinin gelmesi, otopsi yapılmasına kadar uzanan adli bir süreç söz konusu…

112 görevlileri, bir tutanak tuttular, EKG şeridini de bize teslim edip, 188 Alo Cenaze servisini aramamızı istediler.

188’i aradım. Cenaze aracı bir saat içinde geldi. Annemi alıp götürdüler. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü’nde gasil ve kefenleme yapıldıktan sonra annemin cenazesini evin önüne helallik almak için getirdik.

Aradan geçen birkaç saatlik süre içinde vefat haberini alan eş dost ve akraba telefonlara sarıldı. Gelmek istiyorlardı, ama cumartesi günü sokağa çıkma yasağı vardı. Konu komşu, yasağı hiçe sayıp yakın yerlerden araçlarıyla gelenler sokağı doldurmuştu. Helallikten sonra yakındaki camiye götürdük. Bizim hem İzmit’te hem Adapazarı’nda çok geniş bir sülalemiz var. Yasak nedeniyle çok kişi gelemediği halde cami avlusunda 500 kişiden fazla insan vardı.

Maske ve mesafe kuralına herkes riayet etti. Tokalaşma, sarılma olmadı.

Ama yine de insanların en sevdiklerini son yolculuğa uğurlarken sokağa çıkma yasağı olması çok zoruna gidiyor. Evin önünde taziye çadırı yasak. Mezarlığa otobüs servisi yasak…

Yasaklı günde ölmek bile zor…

Annemizi, çok uzun yıllar önce kaybettiği babamın yanına defnettik. Babam öldüğünde henüz 48 yaşındaydı. Sanırım Yüce Mevla onun ömrünü anneme ekledi, annem daha fazla yaşadı.

Başta babam ve annem olmak üzere tüm ölmüşlerimizi rahmetle anıyorum.

Ruhları şad olsun…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Gündoğdu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yerel seçimlerde Derince'de kime oy vereceksiniz?
Tüm anketler