1 Mart Üsküdar Faciası, bir oyun ve Sezer

HER şey geçer, sanat kalır…

Bakın düne;

Sanatı çıkarsak dünümüz de yok olur.

Çünkü sanat estetik taşır…

Çünkü sanatın albenisi yüksektir…

Çünkü sanat kitleleri bir araya getirir…

***

Büyük kahramanlar, tarihteki önemli olaylar, dünümüzdeki kırılma anları sanat var olduğu için belleklerde.

Çünkü tarih kitapları yetmez dünün ağırlığını taşımaya…

Kulaktan kulağa anlatmak yetmez dünü var etmeye…

Ben kitaplarımda – oyunlarımda deprem, pandemi, balyoz – ergenekon, darbe girişimi gibi önemli olayları kaleme alırken asıl motivasyonum aslında şu olur:

Bugünü yarına taşımak…

Ve bizim bir dünümüz var;

Sanatla o dünü daha iyi algılarız.

Bu birkaç cümleyi daha önce de kaleme aldım…

Fakat bir kez daha…

Çünkü bir önemli konu daha var…

***

Belediye başkanları arasında Ali Yıldırım Sezer’i bir parça ayrı tuttuğumu çevrem bilir…

Nedeni bellidir…

Malum, ben sanatla, edebiyatla biraz fazla ilgiliyimdir. Ali Yıldırım Sezer de kültürel ve sanatsal meseleleri önemseyen bir başkandır. Onu diğerlerinden ayrı tutmamın tek sebebi de budur.

***

Geçtiğimiz yıl benim kaleme alıp Alternaif Tiyatro’nun sahnelediği “Ötekilerin Kahramanı” adlı oyun Gölcük’te oynandıktan sonra Ali Yıldırım Sezer, oyunu izleyenlerle konuştuğunu, herkesin çok beğendiğini ifade etmişti. Bir ara laf arasında konuyu 1 Mart Üsküdar Faciası’na getirmiş, “Bu acı hadise ile ilgili ne yazık ki hiç eser yok” demişti. Bana, 1 Mart’la ilgili bir oyun yazmamı önermişti.

Bu noktada benim için zor olan bir başlık vardı…

Çünkü ben olay üzerine oyun yazamam… Oyunlarımda kişileri, onların psikolojilerini, travmalarını ele alıp gerçekçi bir temel üzerine absürt dokunuşlarla önermemi sunarım.

Bu yüzden Yıldırım Başkan’a da bu konuda zorlanacağımı ifade ettim.

Ve fakat sonra… Bir şeyler beni dürttü ve 1 Mart’la yatıp 1 Mart’la kalkar oldum. Belgeseller izledim, insanlarla konuştum, sabahları erken kalkıp bu konu üzerine kafa yordum. Bu sırada aklıma çok sevdiğim yazar Khalil Gibran’ın bir sözü geldi:

Ölüm, yaşlıya memedeki çocuktan daha yakın değildir.”

Bu sözle beraber oyunumun önermesini de bulmuş oldum. Yani, ölüm sırasının bilinmeyişi…

Sonra da oyunu yazdım.

Ve fakat ortada henüz ham hali var.

Çok değer verdiğim Taner Büyükarman’a dosyanın ham halini sundum. Onunla da bir fikir alışverişi yaptıktan sonra oyunumu nihayete erdirmeye çalışacağım. Kuşkusuz ki bunca iş yoğunluğunda oyunumu eksiksiz hale getirmem birkaç ayımı alır. Belki içime sinmez eylüle kadar uzar.

Ve fakat plan yapmakta bir sakınca yok…

Hedefim yaz bitmeden dosyayı Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer’e sunup, “İşte 1 Mart Üsküdar Faciası’nın oyunu. Bu oyunu bir tiyatronun oynaması için çalışabilir miyiz?” demek olacak…

Sonra mı?

Gelecek yıl 1 Mart’ta bu oyunun oynanması…

***

Her şey geçer, sanat kalır…

Sanat dünü yarına taşır…

Ve 1 Mart…

Deniz tarihinin en büyük acılarından…

Ve 1 Mart…

Gölcük hala hüzünlü…

Benim oyunum da bir küçük anma…

Hepsi bu!

Hayalimin gerçekleşmesi… Yani 1 Mart 2025’te oyunumun oynanması ümidiyle…

Kaybettiklerimizi anıyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Soysal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yerel seçimlerde Derince'de kime oy vereceksiniz?
Tüm anketler