Trafik çilesiyle yaşamak ne acı

Hafta sonunda İstanbul’daydım.

İstanbul denilince malum üç büyük sorun akla geliyor.

Pahalılık.

Kalabalık.

Trafik.

Bir kent düşünün.

Nüfusu 13 Avrupa ülkesinden fazla.

Bir kent düşünün.

Sıradan bir mekanda bir bardak çay 30 lira.

Bir kent düşünün.

Marmaray, tramvay, metro, vapur, deniz otobüsüne rağmen müthiş bir trafik işkencesi var.

İstanbul’da sürekli yeni metro hatları açılıyor, ancak trafik sorunu çözülemiyor.

Aynı durum bizim kentimiz için de geçerli.

Üstelik bizim kentimizde birkaç kilometrelik tramvay dışında toplu ulaşım otobüs ve minibüslerle yapılıyor. Üstelik herkesin altında araba.

Çalışma masam tam pencerenin önünde. Arada bir D-100 karayolunu seyrediyorum. Gün boyu binlerce araç geçiyor. Bir o yana, bir bu yana…

Lüks otomobiller, külüstür araçlar, otobüsler, tırlar, çekiciler…

Çekicilerde onlarca sıfır otomobil yüklü. Kimi Toyota’dan, Hyundai’den yurt dışına ihraç için Derince Limanı’na gidiyor; kimileri de yurt dışından ithal edilen araçları Derince Limanı’ndan bu tarafa taşıyor.

Bizim sokağa bakıyorum. Daha sabahın erken saatlerinde sağlı sollu park eden araçlardan yer kalmamış.

Akşam Kandıra Sapağı kördüğüm… Yüzlerce araç ışıklarda bekliyor. Trafik kilitlenmiş…

Yenişehir Mahallesi’ndeki evimin bulunduğu sokağa bakıyorum. Sağlı sollu araç parkı uzayıp gidiyor. Araba sokacağınız yer kalmamış…

Bu kent, coğrafi olarak Türkiye’nin en şanslı kentlerinden biri. Okuma yazma oranı en yüksek, üniversitesi en kalabalık, yetişmiş kalifiye işgücü en yüksek, işsizlik oranı Türkiye ortalamasının altında. Dağ deniz, ne ararsanız…

Ama gelin de bu şehrin içine girin bakalım. Şehir merkezinde arabanıza bir park yeri arayın. Şehir merkezinden arabanızla Yenişehir Mahallesi’ne gitmeye çalışın. Şehir içinden çıkamadığınız D-100 Ankara yönüne ulaşmak için Kandıra Sapağı’na gelin de, orada düğüm olmuş trafiğin içinde sıkışıp kaldığınızda, görün bakalım...

D-130 karayolu, Eski ve Yeni Gölcük yollarına sabah ve akşam saatlerinde girin bakalım.

D-100 karayolu Seka mevkiinde sıkışıp kalırsınız, işinize evinize en az yarım saat bir saat geç gidersiniz.

Çıkın Gazanfer Bilge Bulvarı’na görün; Santral Işıkları’ndaki karmaşıklığı. Turan Güneş Caddesini Bekirdere’den Devlet Hastanesi’ne kadar gidin bakalım, kaç dakikada gidebiliyorsunuz.

Beş yüz bin liralık, bir milyon liralık lüks otomobillerin, ciplerin direksiyonlarında artık bol miktarda bacılarımız oturuyor.

Adeta herkesin bir veya birkaç tane aracı bulunuyor.

Bu kadar çok araç demek, alım gücü çok yüksek bir kitlenin varlığını işaret ediyor. Bu insanlar toplu taşımayı kullanmıyor, özel araçlarından inmiyorlar. Garibanlar da onları seyredip bir de egzozlarını kokluyor.

Allah daha çok versin, herkesin işini rast getirsin. Ancak bu kadar çok araç, bu trafik artık beni boğuyor. Bu nedenle mutlu değilim. Kimseyi kıskanmıyorum, ama ben İzmit’in az nüfuslu, az araçlı günlerini çok özlüyorum.

Ya siz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Gündoğdu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

01

Emekli Memur - Yenişehir mah kaymakamlığa çıkan ova sokakta trafik gündüzleri felç sağlı sollu araçlar akşamları ise tüm sokakların bağlantı alanı olan bu sokakta ışıklandırma çok yetersiz. Kocaeli'nin ücra yerlerine bilen yeni isiklandirma yapılmış en işlek caddede ışıklandırma yetersiz

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 05 Mart 11:16


Anket Yerel seçimlerde Derince'de kime oy vereceksiniz?
Tüm anketler