Gardırobumdaki subay üniforması

Çanakkale Zaferi, 30 Ağustos Zaferi elbette benim için de çok şey ifade ediyor.

Çünkü vakti zamanında ben bir askerdim.

30 yıl önceydi. Üniversite mezunuydum, gazetedeki işim nedeniyle askerliğimi sürekli erteliyordum.

Yaşıtlarım, İzmit’in tanınmış isimlerinden birkaçı o dönemde 5 bin Alman Markı ödeyip bedelliden yararlanmışlardı.

Ben bu bedelli işine hem sıcak bakmıyordum, hem o kadar param yoktu.

Yaş 28 olmuştu. Artık gideyim dedim.

1993 yılı nisan ayında İstanbul Tuzla Piyade Okulu’nda sınava girdik.

Sınav sonucunda Ankara Mamak Muhabere Okulu’nda Muhabere Asteğmen Adayı olarak vatan görevine başladım.

Mamak Muhabere Okulu çok güzel bir yerdi.

Eğitimi aldık, sınavlara girdik ve asteğmen diplomasını iyi dereceyle aldım.

Son iki hafta iç güvenlik eğitiminde anamdan emdiğim süt burnumdan geldi.

Kuraya girdik.

Kavanozun içine elimi soktum ve karıştırdım. Tayin yerlerimizin listesi belliydi. Sadece kime neresi çıkacak kendimiz belirleyecektik. Örneğin İzmit 15. Kolordu vardı. Gölcük Donanma Karamürsel Bey Fırkateyni vardı. Derince Limanı vardı.

Ben kavanozdan seçtiğim tüpü binbaşıya uzattım. Açtı, içindeki minik kağıdı okudu:

-25. Hudut Piyade Tugayı Sahra Kablo İşletme Takım Komutanı, Ardahan…

Ardahan, Türkiye’nin öbür ucu. Gürcistan-Ermenistan sınırı…

15 gün mehil izni ve bir tam maaşa yakın yol harcırahı verdiler. İzmit’e geldim.

Ardahan’a gideceğim, ama nasıl?

PKK çatışmalarının en yoğun olduğu 1993 yılının temmuz ayı.

Karayoluyla doğu illerine gitmemiz yasak.

Uçaklarda yer yok.

Güçbela bir bilet ayarlayıp, uçakla Ankara aktarmalı olarak Kars’a gittim.

Kars’tan 4 kişi bir taksi tutup Ardahan’a yola çıktık.

Hava kararmadan birliğe ulaştım.

Bölük komutanı izinde, diğer üsteğmen ve teğmen de izinde.

-Sen bölük komutanısın, dediler.

240 kişilik bölük. Sabah, öğle, akşam içtimaları.

Yol timleri, operasyonlar, çatışmalar, çığ felaketleri…

12 ay diye gitmiştik.

Teskereye 40 gün kala, TV’den alt yazı geçmeye başladı:

-Tüm Türkiye’de herkesin askerliği 5 ay uzamıştır…

Yani, benim gibi Yalnızçam dağlarında, Cudi’de, Şırnak’ta, Hakkari’de görev yapanın da, İstanbul Fenerbahçe Orduevi’nde görev yapanın da askerliği 5 ay uzadı.

Kıtada 9 ayı doldurduğumuz için yasa gereği teğmen rütbesine terfi ettim. Akşam yıldızlarımı üniformama ve eğitim elbiseme taktım. Bölük komutanı beni gördü. Bu yıldızları kendin takamazsın, yarın sabah bölük içtimasında tören düzenlenecek, dedi.

Muhabere Bölüğü hazroldaydı.

Biyografim okundu.

Yıldızları, terfi eden subayın eşi, nişanlısı, annesi veya kız kardeşi takar. Benim böyle bir şansım yok.

Bölük komutanım, bunu bildiğinden eşini içtima alanına getirmiş. Omzuma yıldızları komutanımın eşi taktı.

Öyle gururluydum ki…

Sanırsınız Genelkurmay Başkanı olmuşum…

Askerlik görevim biteli 30 yıl oldu.

Acı tatlı günler yaşadım.

Teğmen üniformamı gardırobumda hala özenle muhafaza ediyorum.

Bu gururun bir fiyatı, bir bedeli olur mu?

Ben bu gururla yaşıyorum.

Askerliğimi bedelli olarak yapmadığıma da hiç pişman değilim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Gündoğdu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

01

Paşalı - hocam her sene aynı hikayeyi anlatmaktan bıkmadın mı? Başka konular bul .Kendini geliştir biraz...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Mart 01:51


Anket Yerel seçimlerde Derince'de kime oy vereceksiniz?
Tüm anketler