Namuslu insanlar salak mı?

Neyi önemsiyorsam o geliyor kulağıma, bunu engelleyemiyorum. Kendimize bir ‘toplum’ demek istiyorum ama ortada bir toplum var mı bilemiyorum. Belki birden fazla topluluk, belki kalabalık, belki binlerce cemaatten oluşuyoruz. Bir bayrağımız ve ismimiz olmasa bizi ‘bir’ yapan değer nedir ortaya koyabileceğimizi de bilemiyorum. Bizi görünmez bağlarla birbirimize bağlayan değerler var mı? Sanmıyorum, çürüyoruz. Hızlı bir şekilde çürüyoruz ve çözülüyoruz, bu yüzden küçülüyoruz. Türk insanı küçülüyor, küçüle küçüle minicik kaldı çünkü enflasyon insanın değerlerini küçültür, bencilleştirir, ahmaklaştırır; bu bir kanundur bilinir. İnsan bozulduğunda ise geriye dönüş çok zordur, Tanpınar Mahur Beste isimli romanında şöyle söyler, “Cahilsin, okursun öğrenirsin. Gerisin, ilerlersin. Adam yok, yetiştirirsin. Paran yok, kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur” der. Haksız değildir, bugün Türkiye’de insanlar bozuktur, ortada bir toplum yoktur. Sadece piyasa vardır… Deprem, duygularımız, annemiz, babamız, ailemiz her şey ‘para ettiği’ kadar önemlidir, piyasası varsa kıymetlidir…

Neyi önemsiyorsam o geliyor kulağıma, bunu engelleyemiyorum demiştim değil mi?

Hızla yayılan bir virüs var hiç duydunuz mu? Soru sorarak devam edelim…

Torpil, iltimas ve kayrılmayı reddedenleri görünce neden onlara enayi diyorsunuz? Ya da o kişiler enayiyse siz nesiniz? Ben söyleyeyim, ikiyüzlü fırsatçı, tutarsız, düşkün ve elbette ahlaksız… Neden herkesi ‘sen de yaparsın’, ‘kim olsa yapar’ diyerek kendi günahınıza katmaya çalışıyorsunuz? Ben söyleyeyim günahı bölmek, suçunuzu yaygınlaştırarak azaltmak istiyorsunuz…

Ayrıca bu tipler başka masalarda en ‘ahlakçı’ olanlar kesiliyor, dikkat edin ‘ahlaklı’ değil ‘ahlakçı’ çünkü elinde ahlakı değil ancak dudak şehvetiyle kullanabileceği cümleleri kalmıştır. İnsanların ne anlattıkları değil, ne yaptıkları önemlidir.

Namus ve şerefini önemseyen insanlara salak ya da enayi denilen bir çağda elbette söylediklerimiz kıymetsiz kalacak çünkü ‘her gerçek her kulağa göre’ değildir, bunu ben de biliyorum.

Bu yüzden muhtemelen bir ömür kendi kendime konuşacağım ama ne kötülüğü var ki? En azından konuşmak için başkasına ihtiyaç duymuyorum… Bu da bir şeydir öyle değil mi?

Düşündüğü gibi yaşamak zorunluluğu hisseden, biraz tavırlı bir hayatı tercih edene ‘enayi’ dediğiniz bir çağda enayilik ahlaklılık olmuşsa enayilik en âlâ mertebedir.

Dünyada böyle düşünen birçok ‘enayi’ var, mesela birisi ünlü devrimci Che… Sonunda inandığı değerler için öldürülmüştü. Ölüme giden yolda ailesine gönderdiği bu mektuptaki satırları hep zihnimde taşırım:

"...ben inançlarımın bir sonucuyum. pek çok kişi bana maceracı diyecek, öyleyim yalnızca farklı biriyim ve inandığı gerçekleri göstermek için postunu ortaya koyanlardanım. bu benim sonum olabilir. sonumu aramıyorum ama olasılıkların mantıklı hesabı içinde bu da var..."

Dünya tarihinden böyle çok inandığı gibi yaşayan, inancı için ölen ‘enayi’ gösterebilirim. Böylece kimin enayi, kimin ikiyüzlü ahlaksız olduğunu daha net anlayabiliriz… O da başka güne kalsın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Emirhan Akman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

03

Ebu ala - Bunu biliyoruz ancak çare bilmek değil .artık birileri örneklik gösterip çare bu demeli

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 30 Mart 16:52
02

Hasank - İdeallerin uğruna neleri elinin tersi ile ittiğini bilen biri olarak seni tebrik ederim ?

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 26 Mart 20:42
01

Rafet El Roman - Çok doğru yüreğinize sağlık kaleminize sağlık. Toplum değil çıkar ilişkileri yaşamaya başlamış bir bireyselleşme ile oluşturulan bir düzen haline geldik. Toplum sınırını geçtik farkında olmadan enflasyonist dağılım eğilimi göstermeye başladık. Sözün özü azgınlık halini getirdi.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 25 Mart 21:19


Anket Yerel seçimlerde Derince'de kime oy vereceksiniz?
Tüm anketler