Sadece sandığa gitmek demokrasi anlamına gelmez

Türkiye, bir yıl aradan sonra yeniden sandık başına gidiyor. Bu kez yerel seçimler var. 31 Mart Pazar günü, Türk halkı yeni bir demokrasi sınavı verecek.

Demokrasiyi beş yılda bir sandık başına gitmek olarak görmemek gerekiyor. Demokrasi bütünüyle yaşamımızda ne kadar yer alıyor, buna bakmak lazım.

Gelişmiş demokratik ülkelerde herkesin kabul ettiği temel kriterler vardır:

- Hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve insan hakları,

- Eşit vatandaşlık: Cinsiyet, etnik köken, din, dil, sınıf, varlık ayırt etmeden tüm vatandaşlar açısından seçme ve seçilme hakkı bulunması,

- İfade özgürlüğü,

- Adil ve özgür seçimler,

- Siyasi parti kurma, örgütlenme ve toplanma özgürlüğü.

Demokrasinin diğer unsurları bu kriterlerden sonra gelir.

Ama hepsi hemen hemen her gelişmiş demokratik ülkede aynıdır.

Bizim ülkemizde ise durum değişiyor.

Türk tipi demokrasi diye bir kavram ortaya çıkıyor.

Bu toprakların insanları ‘birey’ olmakla ‘yurttaş’ olmak meselesi arasında sıkışıyor.

Değerler ile pratikler arasında bir ayrışma var. Değerler bir yandan siyasallaşırken, bir yandan ortak yaşam ütopyası ve ‘biz’ duygusu parçalanıyor.

Türkiye insanı ‘güvenlik’ ile ‘özgürlük’ arasında sıkışmış durumda. İnşa edilen yeni Türk kimliğinin uzun süredir temeli ‘güvenlik arayışı’. Ama biliyoruz ki, bu topraklarda özgürlük arayışı da var.

Kentlileşme sürecindeki Türkiye insanı, bunu el yordamıyla deneyimlemeye çalışıyor. Türkiye insanı ‘umutlarıyla’ ‘korkuları’ arasında sıkışıp kalıyor.

Geleneklerimiz var.

Türkiye insanı nehrin kenarına gelmiş, nehrin öbür tarafındaki nimetleri görüyor; ama yüzmesinden emin değil. Maharetleri konusunda özgüveni eksik…

Türk insanının demokrasi anlayışında bencillik de ağır basıyor.

‘Önce ben, önce benim, önce bana’ diyen Türk insanı, demokrasiyi özümsemekte zorlanıyor.

Adı “insanca yaşama haklarında savaş vermekle” bilinen İsveç Başbakanı Olof Palme röportajından bir parça aktarmak istiyorum.

Muhabir: Sayın başbakan, ülkeye (İsveç) kazandırdığınız sosyal demokrasi örnekleri için siz minnettarız, dünyada bunu örnek alanlar var.

Palme: Tam demokrasiyi getirdik diyemeyiz.

Muhabir: Lütfen biraz açar mısınız?

Palme: Bakın bir örnek vereyim. Durakta iki kişi düşünün, otobüsü bekliyorlar. Otobüs geliyor ve biniyorlar. Yalnız sadece bir koltuk boştur. İlk binen oturur.

Muhabir: Doğru olan bu değil midir? Hep böyledir.

Palme: Maalesef doğru değil. Doğru olan yolun yarısını birinci yolcunun oturması ve diğer yarısını diğer yolculara vermesi, ama ilk oturan hep oturabileceğini düşünür. Bu yüzden üzgünüm ama sanırım tam sosyal demokrasiyi uygulayamadık.

Bu sözleri söyleyerek bir kez daha demokrasi dersi veren Olof Palme, bir gece sinemadan elleri ceplerinde çıkarken uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü.

Demokrasiyi bu denli savunan, bunca uğraş veren birinin kendi ülkesinde öldürülmesi, öte yandan bir başka ülkede demokrasiyi alabildiğine ayaklar altına alan birilerinin yüceltilip omuzlarda taşınması da son derece düşündürücüdür.

Demokrasi konusunda eksiğimiz çok.

Bu ülkeye bir gün tam demokrasinin yerleşeceğine inancımız yok denecek kadar az.

En azından bireysel olarak üzerimize düşeni yapmalıyız. Otobüsteki tek kişilik boş koltuğu yolun yarısında biri, diğer yarısında da öbürü kullanırsa, en azından kendimizi tatmin eden bir demokrasi duygusunu yaşayabilir ve yaşatabiliriz…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Gündoğdu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yerel seçimlerde Derince'de kime oy vereceksiniz?
Tüm anketler