O fotoğraf bize çok şey anlatır!

O fotoğraf bize çok şey anlatır!

Atatürk’ün vatandaşı dinlerken çekilen fotoğraf, 21 Kasım 1930 tarihinde Atatürk’ün Tokat ziyareti esnasında Cemal Işıksel tarafından çekilmiştir.

Türkiye’de halkı burun buruna dinleyen ilk lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmuştur. Atatürk’ün bir vatandaşı gözlerinin içine bakarak dikkatle dinlerken çekilmiş o fotoğraf, bugün CHP’li tüm belediyelerin duvarlarında asılıdır.

Ülke yönetiminde, siyasette vatandaşı dinlemek, yani dikkate almak esastır.

Biz böyle liderleri gördük, yakından tanıdık.

Bülent Ecevit, Süleyman Demirel böyle liderlerdi.

Ecevit ve Demirel’i gördükten sonra son 20 yıldır bu ülkede siyaset iklimi buz gibi soğudu, hava sertleşti.

-Ananı da al git!

Sözü literatüre girdi.

-Alın şu gavatı!

Diye vatandaşı işaret eden devletin valisini kim unutabilir.

37 yıllık gazetecilik hayatımda aynı seçim otobüsünde saatlerce birlikte olduğum liderler vardır:

Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Turgut Özal, Mesut Yılmaz, Erdal İnönü, Deniz Baykal…

Bu liderlere hem vatandaş, hem gazeteci olarak istediğiniz soruyu sorabilir, omzuna dokunabilirdiniz. Ayrıca Süleyman Demirel’in şapkasını elinden kapıp kaçabilirdiniz. Arkanızdan polis kovalamaz, o şapka hatıra olarak size kalırdı.

Türk siyasi tarihinde iz bırakan en önemli isimlerden biri Süleyman Demirel olmuştur.

Mütevazılık, hazırcevaplık ve güçlü hafıza Demirel’de ziyadesiyle mevcuttu.

Bir örnekle devam edelim:

Demirel kürsüde konuşuyordu:

“Şunu yaptım. Bunu yaptım. Baraj, köprü, yol yaptım. Fabrika yaptım.”

Kalabalığın içinde bir adam bağırdı:

“Bubaanin parasıynan mı yaptın?”

Polis, jandarma, Demirel'in korumaları, zabıta hemen bağıran adama doğru harekete geçti.

Başbakan Demirel, görevlilere "Durun!" dedi "Durun! Adam doğru bir şey sordu. "Durun!"

Sonra da protestocu adama bakarak konuşmaya başladı:

"Ülen! Senin bubanla, benim bubamın parasını üst üste koysak yine yetmez. Bu Meydandaki herkes, bubasının parasını getirse, çuvalla koysak o bile az gelir. Milletin parasıyla yaptım. Sizin verginizle. Ama benden öncekiler yapmadılar, ben yapıverdim. Anladın mı?"

Protestocu adam, Demirel'i alkışlamaya başladı: "Valla doğru söylüyon başbakanım. Allah senden razı olsun."

Siyaset işte budur.

Protestocuyu azarlamamak ve protestocuya kendini alkışlatmak.

Bir anıyı ise şöyle anlatıyor yaşayan kişi:

Süleyman Demirel, babası Yahya Çavuş ve annesi Ümmühan hanımla İslamköy’de baba evinde baba evini gezdirirken, başımızı eğerek girdiğimiz kerpiç odaya bir göz gezdirdikten sonra şöyle demişti:

"İşte ben bu odada kardeşlerimle yaşadım. Elektrik yoktu gaz lambasıyla okur-yazardık. Köy okulunu bitirdim. Ortaokul yoktu. Ortaokula gitmek için her sabah kilometrelerce yürür, kasabaya giderdik. Sonra Afyon Lisesi. Eğer bana Cumhuriyet nedir, diye sorarsınız. Size cevabım şudur:

Cumhuriyet benim işte!

İslamköy'den çıkmış bir köylü çocuğunu cumhurbaşkanı yapan, Cumhuriyet'tir.

Cumhuriyet budur.

Bunu Büyük Atatürk'e borçluyuz."

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Gündoğdu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yerel seçimlerde Derince'de kime oy vereceksiniz?