18 Nisan… İlk kâğıdın üretilmesi, Kâğıtçı ve o kitap

BENİM bir hayalim var…

Gerçekleşir ya da gerçekleşmez…

Ama bilirim ki insana haz veren, o hayal uğruna çalışmak, çabalamak, gayret etmektir…

Ben de uzunca zamandır bunu yapıyorum.

Peki, hayalim ne?

Ben bu kentin dününü, hafızasını, yaşanmışlıklarını, güzel ya da acı olan tüm hadiselerini bu kentten çıkarıp önce ülkenin her tarafına sonra da dünyaya duyurmak istiyorum.

Bunun için de tek bir yolum var:

Sanat…

Bu kentten çıkmış sanatçıların üretimlerine saygı duymakla birlikte onları fazlaca eleştirdiğim oluyor; çünkü büyük bölümü yerel kaldılar. Örneğin ben çalıştığım yayınevlerini, düzenlenecek imza günlerimi öncelikle il dışında seçerken, benim gibi üretim yapanların çoğu yola buradan çıktılar, burada kaldılar.

Peki, hayalimi gerçekleştirmenin yolu ne?

Çok net:

Olay örgüsünde İzmit ya da Kocaeli olsa da, hikayenin temelinde insan duygusu olan ve bu sebeple bir Türk’e de bir Yunan’a da aynı hissiyatı yükleyecek çalışmalar…

Bu çerçevede çıkmış kitaplarım, oyunlarım var…

Ama yetmez…

Yenileri gelecek, yenileri olacak…

Bunun için de bu kentin anlatan her şeyden besleniyorum.

***

Mart ayının sonunda harikulade bir esere ulaştım:

Bir Cumhuriyet Aydını / Mehmet Ali Kâğıtçı…

Yazan: Mehmet Sarıoğlu…

Bu harikulade eseri okuyucuyla buluşturan ise İzmit Belediyesi… Yani, daha önce İş Bankası tarafından basılan kitap bu defa İzmit Belediyesi Kültür Yayınları tarafından çıktı.

Ülkemizin yetiştirdiği önemli akademisyenlerden Mehmet Sarıoğlu’nun ortaya çıkardığı bu çalışmada çok büyük emeğin olduğu ve kitabın klasik bir “belediye yayını” olmaktan çok öte, büyük bir “kültürel eser” olduğunu en baştan ifade etmek isterim.

Ama asıl önemlisi şu:

Bu kitap da üç başlık sizi çok etkiliyor…

Bir: İnsan…

Yani, Mehmet Ali Kâğıtçı’nın insani yönü… Kâğıt uğruna verdiği mücadele dünyanın dört bir yanındaki her insanı etkileyecek ölçekte… Onun verdiği mücadeleyi okuyan insan gücünü fark ediyor. Diyor ki:

İnsan çabalarsa başarır.”

Bu yüzden bu kitabın yalnızca 40 – 50 sayfasını bu ülkenin gençlerine okutmak, imkânsızlıklar içinde nelerin imkânlı hale geldiğini onlara böyle bir yaşanmışlıkla anlatmak, eminim ki onları olumlu yönde etkiler. Kâğıtçı’nın hikâyesi ülkenin, dünyanın dört bir yanında yeni umutlar yeşertir.

İki: Yurt…

Yani, Türkiye’nin hikâyesi… Savaşlardan çıkıp, yok olanı yeniden var edip, devrimlerle – atılımlarla umutlu bir yarına yürüyen Türkiye… Zor günleri yeniden yaşamamak için, ayakta kalmak için var gücüyle çalışıp çabalayan Türkiye… Ve bir yanda emperyalizmin kuklası olanlar varken onların karşınına çıkıp, “Hayır, biz üreteceğiz, biz var olacağız” diyen devrimciler… İşte bu kitap, aynı zamanda dünya tarihinin en büyük aydınlanmalarının birini, Türk aydınlanmasını anlatan harikulade bir eser…

Üç: Şehir…

1930’lar… Yol yok, su yok, elektrik yok… 1930’lar ve şehir yokluk, yoksulluk içinde… Bir fabrikanın kuruluşu ve umudun yükselişi… Bir fabrikanın kuruluşu ve yalnızca kâğıdın değil, aynı zamanda sanatın da, sporun da üretildiği bir şehir… 1930’lar… Bir fabrika ile bir şehrin aydınlanması…

***

Bugün tarih ne?

18 Nisan…

Bir Cumhuriyet Aydını / Mehmet Ali Kâğıtçı adlı eserden birkaç cümle:

“18 Nisan 1936 Cumartesi günü ilk Türk kâğıdının üretimi gerçekleşti. Fabrika içinde düzenlenen mütevazı törene, dönemin Kocaeli Valisi Hamit Oskay, Belediye Başkanı Kemal Öz, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Nail Töre, fabrika müdürü Mehmet Ali Kâğıtçı, Dr. Heller ve şehrin ileri gelenleri katıldı. Herkes, Müdürü Kâğıtçı’yı kutluyordu. Kâğıtların makinelerden çıkmasından sonra gözler sevinç gözyaşlarıyla doldu.”

Ve Mehmet Ali Kâğıtçı… Yaşadığı sevinci yıllar sonra şöyle kaleme alır:

“18 Nisan 1936 Cumartesi günü 1 numaralı kâğıt makinamızdan elde ettiğimiz ilk kâğıt sahifası, uğruna yıllarca mücadele ettiğim idealime kavuşmamın bir belgesi idi. O mutlu andaki sevinç ve heyecanımı, bugün de aynı tazelik ve şiddetle hissetmekteyim.”

***

Yazıma son cümleleri eklerken bir parça duygusallaştığımı ifade etmek isterim. Kitabı okuyanların da benimle aynı duyguları yaşayacağından da zerre şüphem yok.

Ulu Önder, Büyük Devrimci Mustafa Kemal Atatürk’e, Türk aydınlanmasının tüm neferlerine, bu aydınlanmaya en güçlü çivileri çakan Mehmet Ali Kâğıtçı ve tüm yol arkadaşlarına minnetlerimi ifade ederken, Mehmet Sarıoğlu ve İzmit Belediyesi’ne teşekkürlerimi sunarım.

Ne diyordum?

Benim bir hayalim var…

Bir Cumhuriyet Aydını / Mehmet Ali Kâğıtçı adlı eserin benim de hayallerime büyük katkı sağlayacağını öyle iyi biliyorum ki…

***

Son olarak…

Senden Sonra / Atatürk Günceleri adlı kitabımdan iki paragraf ve sonra bir cümle:

“Karşınızda gördüğünüz bir dağ… Kahverengi bir alüvyon zemin, o zeminden taşan gri renkli kayaçlar, aşağılara doğru katman katman yine kahverengi, yumuşakça kayalar… O dağda gördükleriniz yalnızca bunlardan ibaret olsa da arkasında, milyonlarca yıllık bir oluşum süreci var. Zemindeki kayaçların parçalanması, magmadan gelen bir sıvının kayaca dönüşmesi, parçalanan malzemelerin rüzgârla, fırtınayla başka başka yerlere gidip orada yeni bir kayaç oluşturmaları… Gördüklerimiz, gerçeklerin çok ama çok azıdır.

Ve cumhuriyet… Örneğin dilimiz, örneğin giyimimiz, örneğin kültürümüz, örneğin aidiyetlerimiz, örneğin yaşamımız… Zamanın içinde debelenip dururken, nasıl da kayıtsızca, her şey bir anda oluşmuş gibi olaylara yaklaşıyoruz… Oysaki arkasında koca bir dün var. Bizim bugün yaşadıklarımız, işte o dünün eseri… Dünsüz bir hiçiz! Dünsüz biz yokuz!”

Ve Seka… İşte bizim dünümüz…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Soysal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

01

Izmitli41 - SEKA KAPATILIRKEN BU MİLLET SESSİZ KALDI ŞİMDİ İTHAL EDİLEN GAZETE VE DİĞER KAĞIT GRUPLARINI FAHİŞ FİATA ALAN BU MİLLETE MÜSTEHAK

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 18 Nisan 11:50


Anket Yerel seçimlerde Derince'de kime oy vereceksiniz?