'Padişah iyi ama çevresi kötü' İmamoğlu AK Parti’de aday gösterilir miydi? II.

İlk yazımın konusu “İmamoğlu AK Parti’de aday gösterilir miydi?” olmuştu, bu o yazı  onun devamı. O gün de yanıtlamıştım, yine başta yanıtlayayım; İmamoğlu AK Parti’den aday gösterilemezdi… 

Bugün AK Parti’de bir belediye başkanı Erdoğan’ın karşısına dikilip kurultayda başka bir adayı destekleyebilir mi? Hatta soruyu genişletelim, bugün parti içinde herhangi birisi Erdoğan’ın karşısına rakip çıkabilir mi? AK Parti’de tüm kongreler tek adaylı yapılıyor, sonucu zaten belli. 

ÖZELEŞTİRİ SÜRECİ

Bugüne kadar Erdoğan galip geldiği için sorduğumuz soruların pek bir anlamı olmuyordu, nihayetinde lider kazanıyor, parti kazanıyor ve burada pek de tartışılacak bir konu kalmıyordu. 31 Mart yerel seçimlerinde ise sonuç böyle olmadı ve kurulduğu günden bu yana en büyük mağlubiyetini alan AK Parti bir özeleştiri sürecine girdi. Peki bu özeleştiri süreci nasıl devam ediyor? 

İSTİSNA ERDOĞAN

Erdoğan dışında herkes suçlu ilan edilebilir, herkes bir şekilde bir noktada, bir kararda hata yapmış olabilir. Herkes birbirini suçlayabilir, herkes biraz şımarmış, biraz derisi kalınlaşmış, biraz halktan kopmuş olabilir. Herkes 20 yıllık zafer sarhoşluğuyla işleri sıkı tutmamış, rehavete kapılmış olabilir… Bu işin tek bir istisnası var o da Erdoğan. AK Parti’de özeleştiri sürecinin sınırları var ve bu onları daha güçsüz, daha yaralı yapıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nda özellikle ekonomi gerilediğinde, iç isyanlar fazlalaştığında, savaş mağlubiyetleri arttığında bir özeleştiri süreci başlardı. Sürecin sonunda saray çevresi risaleler yazar, durumu anlamaya çalışırlardı… Fakat tek bir şey eksikti ve bu eksiklik yüzünden aslında hiçbirisi eleştiri değil adeta padişaha verilmiş birer dilekçeydi. Tüm eleştirilerin dayandığı tek nokta şuydu: “Padişah iyi ama çevresi kötü” 

Bu anlayış Türkiye’de hiçbir zaman eksik olmadı, hâlâ da sürüyor. Aslında bu sorunları köklü bir şekilde ele alamıyor oluşumuzu da anlatıyor. Belki de sorunu yaratan, çözüm olarak gördüğünüz kişidir? Yüz yıllarca kimsenin aklına padişahın sorunun kendisi olduğu aklına gelmemişti mesela. (Atatürk ilkti!) 

YENİLGİ ÖĞRETİCİDİR

Böyle olduğu zaman da hiçbir sorunu kökten çözmek mümkün değildi. Bu sorunu yaratan nedenlerin başında ise sorunu tartışmak isteyen kimselerin sistemden nemalanan kişiler olması geliyor olabilir. Bugün Erdoğan’ı parti içinde eleştirmek isteyenlerin göze alması gereken bir bedel olduğu aşikâr, bunu kimse inkâr edemez. İlerleme ise bedel ödeyerek gerçekleşir. Erdoğan bugünlere kendi siyasi alanında bedel ödeyerek, büyük özeleştiriler getirerek gelmişti halbuki… Erbakan’la girdiği mücadele, parti içi kavgalar; hepsi ona yaramıştı. Doğru eleştiri, doğru yanıt ve çözümü getirebilir lakin bugün Erdoğan ve AK Parti için bu mümkün görünmüyor. 

Cumhuriyet Halk Partisi’nde ise bu saydıklarım tam tersine işledi. CHP başkanını da kapsayan bir özeleştiri sürecine girdi, kimse bu tartışmada “beni katmayın” deyip tartışılmaktan münezzeh kalamadı… Sonucunda İstanbul Belediye Başkanı’nın başkaldırısıyla 10 yılı aşkın süredir partiyi yöneten kişi kurultayda demokratik yollarla devrildi. Hemen sonrasında ise son 40 yılın en büyük galibiyeti yaşandı… Yenilgilerin yenileyici özelliği vardır. AK Parti’nin bunu öğrenmesi zaman alabilir, yenilgi öğreticidir. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Emirhan Akman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yerel seçimlerde Derince'de kime oy vereceksiniz?