Deprem de bir şehir sorunu

O günden sonra Kartepe Zirvesi’nin her yıl gündemi “şehir” olacaktı ki pandemi yeni zirveler düzenlemeye izin vermedi.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, pandeminin etkisinin azalacağını öngördüğümüz önümüzdeki süreçte Kartepe Zirvesi’ni yeniden, dünyada ses getirecek boyutta yeniden düzenleyecektir.

Çünkü “şehir” sorunu, artık meseleleri lokal düşünemeyeceğimiz kadar büyük…

Çünkü sel, çünkü deprem, çünkü kuraklık, çünkü depresyon, çünkü obezite, çünkü kanser, çünkü çevre kirliliği, çünkü küresel ısınma, vesaire… Dolayısıyla insana dair tüm sorunların temelinde şehir var…

***

Şehre akının ardından gelen kötü yapılaşma, betonlaşma, yalnızlaşma, kötü beslenme, vesaire…

Şehir, insanı sorunlar yumağı haline getiriyor.

Kuşkusuz ki şehrin aksi yönü köy değil…

Bugünkü kötü şehirlerin aksi yönü, iyi şehirler…

Türkiye, topyekun iyi şehirler meydana getirmek için bilimin ışığında hareket etmek zorundadır.

İşte Kartepe Zirvesi, o şehri aramak için harikulade bir ortam…

Keşke pandemi yeni oturumların önüne geçmeseydi.

***

Bugün 17 Ağustos…

Bugün depremi konulup, depremi yazıp, depremi yaşayacağız.

Nitekim gazeteler dünden beri “deprem” açıklamaları ile doldu taştı.

Muhalefet dedi ki:

“İktidar 22 yılda ağır hasarlı binaları bile yıkamadı.”

İktidar dedi ki:

“Güvenli şehirler yarattık.”

Peki, kim haklı?

Ya da daha doğru soru şu:

“Birinin haklı olması, sorunun çözümü için yeterli mi?”

***

Evet, şehir…

Evet, aldığı göç, yüzölçümündeki küçüklük, yoğun nüfus gibi sebeplerle “şehir ve sorun” başlığının içinin en dolu olduğu şehirlerden biri…

Ve hasarlı binalar, çarpık yapılaşma…

Ortaya bazı sorular atayım:

Örneğin, göçü nasıl durduracağız?

Örneğin, hasarlı bina davalarının 20 yıl sürmemesinin önüne nasıl geçeceğiz?

Örneğin, “Kaderimizde varsa binamız yıkılır” anlayışına nasıl son vereceğiz?

Örneğin, yükümlülüklerini yerine getirmeyen ev sahiplerini nasıl yükümlülüklerini yerine getirir hale getireceğiz?

Bu sadece meselenin deprem boyutu…

Daha birçok soru ortaya atılabilir…

***

Muhalefet dedi ki:

“İktidar 22 yılda ağır hasarlı binaları bile yıkamadı.”

Evet, yıkamadı?

Peki, devlet, “Şu bina hasarlı, yıkıyorum” deyip o binayı yıkabiliyor mu?

Hukuk buna izin veriyor mu?

***

Kısır tartışmalar bu ülkeyi bir yere götürmez…

“Hiçbir şey yapmadınız” ile “Her şeyi yaptık” diyen iki güruh var…

İkisi de birbirinden manipülatif…

Oysaki sorun daha büyük…

Sorun bir şehir sorunu…

Şehrin sorunlarını çözmek için çabalamalıyız.

……………………

Yerinde dönüşüm

HEM TOKİ’nin hem de Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin Kocaeli’de bir kentsel dönüşüm seferberliği başlattığı bir gerçek…

Fakat iki tip kentsel dönüşüm var…

Bir: Yeni binalar yapıp orada insanların ucuz konutlara sahip olmasını sağlamak…

İki: Yerinde dönüşüm…

Şimdilik yerinde dönüşüme en önemli örnek, Cedit…

***

İlkinin;

Yani, TOKİ eliyle yapılan ucuz konutların bir kentsel dönüşüm hamlesi olduğunu düşünmüyorum.

……………………..

Gururluyum

ANDAN geriye yazılar kalıyor…

Ve o yazıların en değerlileri, kuşkusuz ki kitaplar…

Ve 17 Ağustos depreminin üzerinden 22 yıl geçmişken şunu açıkça ifade edebilirim:

Depremle ilgili en kapsamlı roman çalışmasını ben hayata geçirdim.

Gururluyum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Soysal - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

01

özkan - evet sevgili kardeşim kendinle ne kadar gurur duysan azdır çünkü kitabını heyecanla okudum ve çok etkilendim.müthiş bir yazı dili kullanmışsın. 1999 ve sonraki yıllara gidiş dönüş tarih aralıkları ve bağlantılar iyi planlanmış.bir okurun olarak sizinle gurur duydum depremle ilgili en kapsamlı roman çalışmasını ben hayata geçirdim cümlen yarattığın farkındalığın verdiğiğn 5 yıllık emeğin karşılığı olsa gerek yerinde bir cümledir.deprem bölgesinde binlerce bilim adamı ve sanatcı var bir tane bile şehirleşme ve deprem konulu kitap basılı yayın çıkmazmı bu kentin buna ihtiyacı var. insanları teşvik etmeleri gerekli babam ve ben adlı kitabınızı yerel yönetimler ve milli eğitim desteklemeli yeni kuşaklara deprem bilinci könusunda referans olarak göstermelidir.biz kendi değerlerimizi verilen onca emeği ödüllendirmeği bilmeyen bir toplumuz okuma alışkanlığı olmayan bir toplumuz o yüzden kocaelide kocaman bir cafe kültürü gelişti belediyeler destek oldu sadece tüketim ve dedikodunun olduğu alanlar. oyüzden sanat sokağına girdiğinizde en çok iş yapanlar dövme yapanlar.insanlar artık dövmeleriyle farkındalık yaratma kendilerini onaylatma çabasındalar.bir insanın boğazına yaptırdığı dövmeyle insanların ilgisini çekmesi bir aşağılık kompleksinin ve çaresizliğin ürünüdür.kitap yazmak çok zor iştir.psikolojik kondisyonunuzu zorlar.stres yüklenirsiniz.bu ise ancak adanmış hedef koymuş sizin gibi şehrin değerleri ile olur.önemli olan sizlere sahip çıkmak.sizlerin sayısını artırmak.kocaelide dönüşümün gerçekleşememesinin nedeni çok çalıştay yapmamak değil geçmişten günümüze okadar çok yapıldıkı sorun dün de söylediğim söylem ve eylem dengesinin söylem lehine bozulmasıdır.çok fazla teori anlatan hatiplik yapan var ama cesaret gösterip uygulama için adanmış liderler ve bürokrasi yok.yalnız birinede haksızlık yapmayayım izmit belediye başkanı nevzat doğan ve onun değerli bürokratı adnan pala bütün engellemelere ve bürokrasinin olumsuz raporlarına rağmen cedit projesinin kurucu iredesi olmayı başardılar hak sahibi uzlaşma görüşmelerinde %85 başarı sağladılar.bu örnek kocaelideki 15 yıllık tek örnektir.severiz sevmeyiz ama saygı duymalıyız.soru şu olsun izmit belediyesi ve ya nevzat doğan cediti başlatmasaydı bir yere getirmeseydi.bugun mevcut yerel yöneticiler ve bürokrasi cedit kentsel dönüşümü başlatırmıydı risk alırmıydı bu soruya kentin vereceği cevap ne demek istediğimi açıklayacaktır.sevgili kardeşim daha nice deprem ve kentleşme konusunda kitap yazmanı diliyorum bu kentin değeri olarak seninle gurur duyuyorum

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Ağustos 20:32


Kocaeli Markaları

Demokrat Kocaeli, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 323 40 00
Reklam bilgi

Anket CHP’de hangi kadın milletvekili olmalı?
Tüm anketler