Çınarlar yaprak döküyor, mevsim artık sonbahar…

Evet, çınarlar yaprak döküyor, mevsim artık sonbahar…

İzmit’i çınarsız düşünmek elbette mümkün değildir…

Şöyle yüz yıl kadar öncesine gidelim.

İzmit, denizin kıyısında, yeşillikler içinde bir Anadolu kasabası.

Zaten o yıllarda çekilmiş fotoğraflarda bu durum açıkça görünüyor. Yüz yıl öncesinin İzmit fotoğrafına deniz tarafından bakarsak:

Denizde mavnalar.

Arka planda iskele, tersane, kırmızı tuğlalı, kübik çatılı depolar…

Daha arka planda Akçakoca Mahallesi. İki katlı, cumbalı Türk evleri. Aralara serpiştirilmiş konaklar…

Ağaçlar ise bu fotoğrafın en temel unsurları. Her sokakta, her evin bahçesinde ağaç var.

Bağçeşme henüz bugünkü gibi bir çam ormanı olmamış. Yüz yıl önce Bağçeşme’nin çamları henüz fidan.

İzmit fotoğrafına bir de şehir içinde bakarsak:

Mutlak surette demiryolu…

Bugünkü Yürüyüş Yolu güzergahında sağlı sollu dükkanlar. Örneğin 1905 yılında bugünkü 1. Geçit mevkiini gösteren kartpostalda, demiryolu çok ıssız görünüyor.

Belli ki, trenler günde bir kez, belki de haftada bir kez geçiyor. Haydarpaşa-Bağdat Demiryolu Hattı henüz yapılmış ve İzmitliler trenle yeni yeni tanışıyor.

Sırf bu yüzdendir ki, tren tehlike olarak görülmemiş ve demiryolunun yanlarına korkuluklar henüz konulmamış.

Demiryolunun çevresinde bir adam at arabasını park etmiş, atına nalbantta mıh çaktırıyor. Bir başkası manifaturacıdan basma seçiyor. Yolun bir yanında fesli erkek önde, feraceli eşi üç adım gerisinde yürüyor.

O fotoğrafta asıl gözden kaçan unsur; çınarlar…

Demiryolunun her iki yanına, belirli aralıklarla dikilmiş çınarlar…

Henüz fidan seviyesindeler. Boyları daha iki-üç metre.

Yüz yıl önceki o fotoğrafa bakıp, bu çınarların bir asrı devirip bugüne gelebileceğini kim düşünebilirdi?

Bugün Yürüyüş Yolu’na binlerce çiçek, fidan ekildi. Bunların büyük bölümü ezildi, koparıldı.

Ama yüz yıl önceki hemşerilerimiz, şehrin en işlek ve yegane caddesindeki fidanları gözü gibi korumuş.

Zamanla İzmit’imizin sembolü haline gelecek fidanlar büyümüş, asırlık ulu çınar olmuş. Üstelik de “Korunması Gereken Tabiat Varlığı” statüsüne girmiş. Anıtlar Yüksek Kurulu, İzmit’in çınarlarını anıt ağaç olarak tescil etmiş. Böylece bu dev ağaçların tahrip edilmesi, izinsiz budanması, kesilmesi önlenmiş.

Zaman akıp gitmiş, çınarlar büyüdükçe büyümüş, ama iki adım diplerinde onların boyunu bir günde geçen apartmanlar dikilivermiş.

Bir zamanlar o tenha caddeyi güzelleştirsin diye dikilen çınarlar, şimdi bu caddedeki günlük yaşamı tehdit eder hale gelmiş.

Şiddetli bir fırtına kopunca çınarların dalları patır patır yere dökülüyor.

Peki, bütün suç çınarların mı?

İzmit Mutasarrıfı Sırrı Paşa, o çınarları Demiryolu’na şehir yaşamı için tehlike, sıkıntı oluştursunlar diye dikmedi.

Çınarlar suçsuzdur.

Bu kenti, onların hemen dibinde betonlaştıranlar suçludur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Gündoğdu - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Demokrat Kocaeli, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 323 40 00
Reklam bilgi