Peki, kentler nasıl korunacak?

BOLU Belediye Başkanı Tanju Özcan son günlerde gündemimize öyle çok giriyor ki…

Bir bakıyoruz, “Yabancılara verilecek suya zam yaptım” diyor. Bir bakıyoruz, “Bolu’da evlenecek çiftlerin nikah ücreti şu kadar lira” diyor.

Kuşkusuz ki Özcan’ın bu nobran dili geniş kitlelerden tepki görüyor.

Peki, Özcan’ın hiç haklı yanı yok mu?

Konuyla ilgili “kentlerin korunması” temalı kaleme aldığım bir yazıyı sizlerle yeniden paylaşmak istiyorum:

***

Vakti zamanında yaşadığım bir kentte, insanların kadınlı-erkekli özgürce dolaştığı sokaklar bir anda değişmiş, sokakların yeni müdavimleri, “Buralarda fazla dolaşmayın” der olmuştu.

Gün gelmiş, sokağın gerçek sahipleri o sokağa giremez olmuştu.

Neden mi?

Göç…

Çünkü niteliksiz göç, yaşadığı kentin değerlerine uymayı değil, yaşadığı kentin değerlerini kendine uydurmayı tercih eder.

Cehalet, en hızlı örgütlenen olgudur.

Dünyadaki tüm çağdaş devletler biliyor bunu…

Peki, biz?

Kentlerimizin geldiği noktaya bakarsak;

Şu gerçek:

Bilmiyoruz.

***

Yeniçağ yerel yönetim şeklinin halkına sunduğu bir şey de var:

Korumak…

Neyi?

Hem fiziki yapıyı…

Hem demografik yapıyı…

Bunlar birbirleri ile ilintili…

***

Şöyle bir soru yönelteyim:

Paris, neden her dönem değerli bir kent?

Yanıtı:

Çünkü fiziki ve demografik açıdan korunuyor.

***

(Ülkedeki Arap aşıkları bu bölümü atlasın.)

Eğer Paris, göç etmek isteyen her toplumun İstanbul gibi il adreslerinden biri olsaydı, Paris yöneticileri, “Gelin tabii ki, başımızın üzerinde yeriniz var” deseydi, Paris, bugün nasıl bir kent olurdu?

Müzeler kenti olur muydu?

Tarih kenti olur muydu?

Özgürlüklerin kenti olur muydu?

Olmazdı.

Yani, gerçek şu:

Paris, kentlilik bilincini üst seviyede tutarak, aynı zamanda değerini de korumuş oldu.

Avrupa’yı iyi bilenler Paris’in yanına daha onlarca kent koyar.

Ben hiç gitmedim.

***

Diyeceğim şu ki:

Fiziki ve demografik açından korunamamış kentlerde yaşıyoruz.

Çünkü tarihi bir sarnıcın üzerine ev dikilmemesi için nitelikli bir insan topluluğuna ihtiyacınız var; tarihi yapının üzerine ev dikene “Ne yapıyorsun sen?” diyecek yöneticiler için, nitelikli yöneticiler seçmelisiniz.

Tavuk mu yumurtadan çıkar, yoksa yumurta mı tavuktan çıkar?

Bilemem…

Benim bildiğim;

Niteliksiz yöneticilere “dur” denilebilmesi için, nitelikli bir topluma ihtiyaç var.

Bu yüzden nitelikli toplum “örgütlü” olmalıdır.

Kol kola vermelidir.

***

Daldan dala atladık ama şu soruyu sormak elzem:

Kentlilik, “kentli olma durumu”dur.

Yani, feodal kalıntıların hüküm sürdüğü köy-tarım toplumundan modern-birey iklimine geçiş…

Kısaca, her kentlinin korumak için çabalaması gereken durumdur bu…

Aksi mi?

Kentler değersizleşir…

Çünkü cehalet, çok hızlı örgütlenir.

………………….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Soysal - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Demokrat Kocaeli, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 323 40 00
Reklam bilgi