Abdullah Karacan

YAŞAMININ son zamanlarında aramızda bir samimiyet oluşmuştu ki, kendi kararlarımla ilgili de onun fikrine danışır olmuştum.

Lastik-İş’in sosyal tesislerindeydik ve ona sormuştum:

“Taraf olmam gereken bir süreç var. A tarafı ve B tarafı… Fakat iki tarafta da sevdiklerim var. Ne yapmalıyım?”

Bu soruyu ona yöneltmemin sebebi ondaki gözü karalıktı. Ve bu gözü karalık beni motive edebilirdi.

Nitekim de etti…

Yaşamın tüm adımlarında bu tür seçimlerin olacağını ve birileriyle küsmekten çekinmemem gerektiğini ifade etmişti.

***

Benim gazetecilikten önce yaptığım bir iş var:

Yazarlık…

İyi yazmak için anlamaya, empati kurmaya, bir olayın içine girmeye ihtiyaç var.

Çünkü işim insan…

Ve insan ruhu, insan psikolojisi, benim ilgi alanım…

Nitekim Abdullah Karacan da, insanın dikkatle anlaması gereken bir karakter…

Çünkü her şey dışarıdan göründüğü gibi değil…

Önemli olan iç…

Ben Karacan’la bir araya geldiğimde, bir yazar olarak böyle bir karakterden beslendiğimi düşündüm.

Evet, o, önce soylulara had bildiren, sonra da soyluları yöneten Çehov karakteri bir köylü gibiydi. (Köylü, bugün bildiğimiz anlamın dışında, soylulara ait topraklarda köle gibi çalışanlar manasında kullanılmıştır.)

***

Abdullah Karacan biraz daha yaşasaydı; ses kayıt cihazını açıp onunla 8 saat, 9 saat konuşmak isterdim.

Daha doğrusu, 8-9 saat boyunca ona sorular sormak ve verdiği her yanıtı kaydetmek istedim.

Belki bir zaman sonra bunu kitaplaştırmayı da düşünürdüm.

Neden mi?

Bakınız, sokaklarda büyümüş, bıçkın bir ülkücü o…

Fabrikaya giriyor…

Fabrikada sendika, sosyalist DİSK’e bağlı Lastik-İş…

Türk solunun önemli liderlerini yetiştiren Lastik-İş’te bir sağcı genel başkan oluyor…

Sendika yokluk içinde…

Sendikaya kayyum atanacak…

Onun liderliğindeki sendika Türkiye’nin en güçlü sendikalarından biri oluyor.

Ve en önemlisi…

Bir sağcı olarak, solun en önemli hedeflerinden biri olan “eşit işe eşit ücret” maddesini toplu sözleşmeye sokuyor.

Lastik işçileri hemen her yıl, en büyük zammı alan kesim oluyor.

O işçiler ailecek beş yıldızlı otele gidiyorlar bugün…

***

Şunu bilirim:

DİSK’e bağlı bir sendikada genel başkan olmak için, genel başkanlığı uzun yıllar sürdürebilmek için bir sol birikime ihtiyaç var…

O, “Ben sağcıyım” diyerek DİSK’in en tepesine çıkıyor.

***

Sorayım:

Kolay bir yol mu bu?

Kuşkusuz ki çok zor…

Ama o zorluğu kolaylaştıran bir şeyler var;

İnanç, iddia, çalışmak ve gözü karalık…

Ve sonunda;

Başarı…

***

Lastik-İş Sendikasının büyük lideri, onu tanımayı bir şans olarak kabul ettiğimiz Abdullah Karacan’ı, aramızdan ayrılışının üçüncü yılında saygıyla anıyorum.

………………………

“Kızlarına çok bağlıydı”

İKİ yıl önce, Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Alaaddin Sarı ile o acı günü konuşmuştuk. Sarı’nın anlattıklarını sizlerle yeniden paylaşmak isterim:

Ben İstanbul’da genel merkezdeydim. Hadiseyi ilk olarak yaralanma olarak duydum. Arabaya atladık geliyoruz. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nu aradım. Başhekimle görüştüğünü, genel başkanımızı kaybettiğimizi söyledi. Arabayı kullanamama noktasına geldik ve durduk. Bir süre bekleyip yeniden yola çıktık. Kendimi çaresiz hissettim, ne yapacağımı bilemedim. Fakat sendikanın genel sekreteriyim. Toparlanmak zorunda olduğumu hissettim. Süleyman Soylu aradı. Hadiseyi ona anlattık. Çok acıydı. Hayatımın en kötü günüydü. Rahmetli, ailesine kızlarına çok bağlıydı. Müthiş bir sevgisi vardı. Benim de kızlarım var. Baba kız bağlılığını çok iyi bilirim. Empati yapınca acım daha da katlandı. Olay günü “Bu iş yapılmaz” dedim. Sendikacılığı noktalamak istedim. “Bize bir şey olsaydı rahmetli bırakırdı” dedim. Bu yüzden bırakma kararı aldım. Zaten ailem de bu görüşteydi. Sonraki günlerde ise işçinin beklentide olduğunu düşündüm, bırakmak, işçiye sırtını dönmekti. Arkadaşlarım motive etti. Bizi tekrar başlatan ise Pirelli Fabrikası oldu. Oradaki işçileri gördüğümde yola devam etme dışında bir seçeneğimin olmadığını hissettim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Soysal - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Demokrat Kocaeli, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 323 40 00
Reklam bilgi