İzmit’i sevmek zorundayız!

Bugün, İzmit’in düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yıldönümü.

Kökü nereden olursa olsun bu kentte yaşayanlar 28 Haziran’ı gururla ve coşkuyla kutlamalıdır.

28 Haziran 1921, İzmit’in işgalci güçlerden tamamen temizlenerek Türk Bayrağı’nın göndere çekildiği tarihtir.

Bu kentin kurtuluş bayramıdır.

Anadolu coğrafyasının en güzel noktasında kurulmuş, 3 bin yıllık tarihi geçmişinde pek çok medeniyete kucak açmış İzmit, 99 yıl önce düşmandan kurtulmuş, ama hep sahipsiz kalmış.

En başta, bu kentin tarihine, kültürüne sahip çıkan olmamış.

Tarihine, kültürüne, diline, dinine sahip çıkamayan toplumlar, tarih sahnesinde bölünerek, ezilerek, asimile edilerek, ona buna yamanarak yok olup gitmeye mahkumdur. Tarihe şöyle bir baktığınızda benliğine sahip çıkamadığı için yok olup giden pek çok ulus görmek mümkündür.

Misal İzmit… Tarihi geçmişi 3 bin yıla dayanan, Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı medeniyetlerine kucak açmış bu önemli şehirde toprağı elle eşeleseniz tarih fışkırır. İzmit’in üst mahallelerinde bir tur atsanız, kendinizi yüz yıl öncesinin Osmanlı Kasabasında hissedersiniz.

Ama artık o his, yavaş yavaş kayboluyor.

İzmitli fotoğrafçı Fahri Seyrek’in denizden karaya doğru çekilmiş fotoğraflarına dikkatlice bakın. İzmit’in Akçakoca, Orhan, Hacı Hasan, Veli Ahmet, Çukurbağ Mahallelerindeki o zarif evleri, konakları tek tek sayarsınız.

Aynı noktadan şimdi bakın. 60-70 yıl öncesinin o güzel evleri, o zarif konakları tek tek yok olmuş.

Neden?

Elbette sahipsizlikten…

Muhabirliğe başladığım yıllarda, Heykel mevkiindeki Eski Vali Konağı’nın yanında çok güzel bir konak bulunuyordu. Dut Sokak girişindeki bu konağa bakıp da hayran olmamak elde değildi. Ama sahipsizdi. Serserilerin mekanıydı. Bir sabah o konağın yerinde yanmış bir enkaz duruyordu.

Yıllar içinde İzmit’te nice konaklar, nice güzel tarihi evler yandı, yakıldı.

Kimse oralı bile olmadı.

Ama Vali İzmitli olsaydı, Belediye Başkanları İzmitli olsaydı, durum daha farklı olabilirdi.

Biz nedense İzmitliliği, sanki kendi kentimizde bir azınlık ruhuyla benimsemişiz.

Üç beş eski İzmitli bir araya gelir, eski günlerden dem vurur; İzmit’in kurtuluş bayramına kimse gelmez.

Yerel gazetelerdeki köşe yazılarında eski İzmitliler anlattıkça anlatırlar eski İzmit’i, ama Üsküdar Vapuru’nun battığı 1 Mart’ta iskeleye ölenleri anmak için kimse gelmez.

Öte yandan bu kentte yöresel kültürler fuarı için günlerce öncesinden hazırlıklar yapılır. Buna lafım yok, yöresel kültürler bu kentte yaşatılsın, organize işler yapılsın.

Ama bu kentte yaşıyorsak, bu kentin havasını soluyor, bu kentin ekmeğini yiyorsak, biraz da bu kentin kültürüne, tarihine aşina olmak gerekmez mi?

Kim ne derse desin, İzmit’i sevmek zorundayız.

Bu kentte yaşıyorsak eğer, artık bu kentin insanıyız.

İzmit’in kurtuluş bayramı bir kez daha kutlu olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Gündoğdu - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Demokrat Kocaeli, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 323 40 00
Reklam bilgi