Restore edilsin de ne olursa olsun!

Halkevi binasının restorasyon ihalesi önceki gün yapıldı. Restorasyon için tek firma teklif verdi. Yaklaşık maliyetin 282 Bin TL üzerinde teklif veren firmanın ihaleyi kazanıp kazanmadığı bir hafta sonra YİKOB’un internet adresinde yayınlanacak. İhale onaylanırsa firma, 450 günde restorasyonu tamamlayacak.

Halkevi binasının restorasyonu için geçtiğimiz aylarda bir basın toplantısı düzenleyen Vali Seddar Yavuz, “Halkevi muhteşem bir gençlik merkezi olacak. Binayı, kitap kafesi, ses kayıt stüdyosu bilgisayar oyun stüdyosu, gitar, bağlama bu tür kursların verilebildiği el sanatlarının yapılabildiği geçmişteki fonksiyonluyla uyumlu modern bir yer haline getiriyoruz” açıklamasında bulunmuştu.

Daha önceki yazdıklarımı bir kez daha tekrarlıyorum:

Kent hafızası diye bir şey var.

Bir kentin geçmişinden bugününe ışık tutan mekanlar, binalar…

Örneğin İstanbul…

Ayasofya, Galata Kulesi, Kız Kulesi, saraylar, konaklar, görkemli camiler… Hanlar hamamlar… Ve daha niceleri.

Tüm bu kültür varlıkları sadece bu topraklarda yaşayan bizim değil, tüm insanlığın ortak değeri. Kültür mirası… Bu eserlere bakıp, bir kentin binlerce yıllık geçmişini hayranlıkla incelemeniz mümkündür…

Aslında bizim kentimiz de kadim şehirlerden biri. Tarihi geçmişi üç bin yıla uzanan, toprağı elle eşeleseniz paha biçilmez tarih hazineleri bulunan, pek çok medeniyete kucak açmış bir kentte yaşıyoruz.

Ama kent hafızası konusunda yıllarca hoyrat davrandık. Tarih hazinelerimize yeterince sahip çıkmadık. Aklımız başımıza geldikten ve yerleşik bir kent bilinci oluştuktan sonra kalanları kurtarmaya çabalıyoruz.

Pek çok örnek vermek mümkün.

Saatçi Ali Efendi Konağı, Sırrıpaşa Konağı, Portakal Hafız Konağı, Papazın Konağı kurtarıldı.

Kapanca Sokaktaki evler kurtarıldı.

Portakal Hafız Mescidi, Yumurtacı Mescidi, İmaret Camii, Baç Urgancı Ahmet Çelebi Camii kurtarıldı.

Ama ya Cumhuriyet dönemi?

Sadece Gazi Lisesi binasını kurtarabildik.

İstasyon Oteli’nin yıkılmasına hep birlikte göz yumduk.

Geriye ne kalmıştı?

Halkevi Binası…

Kentin en güzel yerinde, kent hafızasını en iyi temsil eden bu zarif yapı, 1941 yılından bu yana İzmit’in kültür ve sanat yaşamında çok önemli bir yer tuttu. Yıllara direnirken, bakımsızlık yüzünden artık çürümeye, her tarafı dökülmeye başlamıştı.

Bugüne kadar el süren olmadı. CHP’yi temsil ediyor diye, kimse dokunmadı, korkudan dokunamadı. Ama Vali Seddar Yavuz, çekinmeden bu topa girdi. Halkevi binasına ciddi biçimde el attı.

Restorasyon ihalesi yapıldı. Umarım bir aksilik olmadan tamamlanır. Halkevi tekrar bu kente kalır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Gündoğdu - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Demokrat Kocaeli, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 323 40 00
Reklam bilgi