"İşçinin hakkını söke söke aldık"

Lastik İş Sendikası Genel Başkanı Alaaddin Sarı, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde işçinin hakkını söke söke aldıklarını söyledi

Cihat Polat
Cihat Polat Tüm Haberleri
+6
Haber albümü için resme tıklayın

Kentimizin en aktif, en çok gündem olan sendikası ve 15 bin işçinin üyesi olduğu Lastik- İş Sendikası’nın Başkanı Alaaddin Sarı ile Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerini, endüstri 4.0 ve 1 Mayıs üzerine söyleşi yaptık. Başkan Sarı gelişen teknoloji karşısında işçinin geleceğinden sözleşme görüşmeleri sürecini ve 1 Mayıs işçi bayramından beklentileri ile ilgili sorularımızı samimiyetle cevapladı. Hak arayanların, gerektiğinde canını ortaya koyanların, alın terinin mücadelesinin gününde 1 Mayıs’ta sermaye ve teknolojiye karşı verilecek olan emek mücadelesi ile ilgili işte Sarı’nın açıklamaları:

-Lastik İş Toplu İş Sözleşme sürecini neden geç başlattı?

Bu toplu sözleşmeye başlamadan inanılmaz bir şekilde enflasyonist baskıların halk tarafından hissedildiği bir dönem diyebiliriz. Özellikle enflasyonla ilgili baktığımız zaman ne oluyor diye sürece baktık. Geçmişte enflasyon açıklanırdı net olarak. Bugün gelinen noktada maalesef bastırılmış bir enflasyon oranları var. Hiçbir şekilde gerçeği yansıtmayan enflasyon oranları. Bu çerçevede 2021 Temmuz ve 2021 Ocak arasındaki süreçte 6 aylık dönemde enflasyon dilimi yüzde 5 buçuk olarak açıklandı. Biz orada asgari ücretin açıklamasını bekledik. Biz beklerken toplu sözleşme yapan birçok sendika toplu sözleşmesini revize ettiler. Biz asgari ücretin ve enflasyonun açıklamasını bekledik. İyi ki bekledik. O açıklamanın ardından birinci 6 ay yüzde 25 buçuk çıkan enflasyonu biz yüzde 50 talep ettik. Ve böyle oturduk.

-Strateji işe yaradı mı?

Pandemi sürecinde imkânsız olduğu halde biz toplu sözleşme yaptık. Zoom üzerinden toplantılar gerçekleştirdik. O dönemde de enflasyon +1 zam aldık ancak pandemi sebebiyle işçilerimize soramadık. Bu sene durum farklıydı. Toplu sözleşme lansman toplantımızda basınla yapmak suretiyle açık şeffaf bir şekilde ne kadar istediğimizi ve detayları paylaştık. Biz bu açıklamayı yaptıktan sonra birçok sendika sözleşmelerini yüzde 30’lardan yüzde 50’lere revize etti. Bir strateji belirledik ve bu strateji bizim çok işimize yaradı ama gel gör ki bizim Goodyear işletmesi geçen dönem olduğu gibi yine endüstriden kopma ve işveren sendikası ile çalışma kararı aldı. O karar büyük bir sıkıntı oluşturdu sendika genelinde ve biz bu kararın yanlış olduğunu ifade ettik bu kararı da protesto ettik.

-Goodyear’ın protestoya tepkisi nasıl oldu?

Goodyear Adapazarı ve İzmit olarak iki türlü ayırmak gerekiyor. 2 fabrikanın da farklı anlayış ve yaklaşımlarının olduğunu söylemek doğru olur. Rahmetlinin özellikle Adapazarı Goodyear’da öldürülmesinden sonra Goodyear kendi içerisinde çok karıştı. Karışmasında işveren de belli ölçüde müdahil oldu. Yani başsızlık vardı Adapazarı’nda, ama sorunları çözdük şube seçimi oldu bir zemine oturdu. Böyle de bir yanı var Goodyear’ın. İşte bu sözleşmede böyle gelince bunları protesto noktasında siyah takım elbise giyerek psikolojik baskı yaptık.

-KİPLAS işi ne kadar zorlaştırdı?

Biz zaten çoğu sözleşmemizde KİPLAS’la oturuyoruz. KİPLAS’ın olup olmaması bizim için çok da bir sorun değil. Yani bazı işletmelerde sözleşmeye giriyor. Petrol-İş, Birleşik Metal gibi reel sektörde sendikacılık yapan çoğu sözleşmede KİPLAS vardır. Bizde en önemli konu nedir? Biz muhataplarımızın donanımlı olmasını isteriz. Anlattığımızı anlamalarını bekleriz. Bir acemi ordusuyla toplu sözleşme yapmaya çalışmak acemi bir berberde tıraş olmaya benzer. O bağlamda KİPLAS’ın olup olmaması hiç önemli değil. Biz karşımızda güçlü işverenler isteriz. Adamın yakasından tuttuğun zaman elinde kalmasın sallayabilelim adamı. İster KİPLAS gelsin isterse çok büyük hukuk büroları ile gelsinler fark etmez. Neden? Çünkü biz 70 yıldır özellikle lastiklerle toplu sözleşme yapıyoruz. Burada insanlar değişebilir ama sistemler değişemez. Önemli olan aslında şu üçüncü şahıslara taşımadan sendika ile işverenin sorunu çözmesi gerekir. O sebeple KİPLAS’ın sürecin içerisinde olması kendileri açısından acziyettir.

-Eşit işe eşit ücret gündeme geldi mi?

Bu işletmeler eşit işe eşit ücreti her seferinde gündeme getirir. Dünyada ve Türkiye ’de eşi benzeri olmayan bir sistemdir. Son dönemde işletmelerin üzerinde en çok durduğu konu disiplin kurulu meselesiydi. Disiplin kurulunun kurularak iş akdinin fesih edilmesinin önünü açan ve çoğu sendikada var olan bir sistemdir. Bizden bu maddeyi eklememizi istediler biz bu maddeyi de kabul etmedik. Ben tahmin ediyorumki bu disiplin maddesi her dönem gelecektir. Nasıl ki işe giriş ücreti ve eşit işe eşit ücret neyse bu maddede gelecektir.

-Nedir bu eşit işe eşit ücret?

İşletmelerle sözleşmeler yapılır biz de bunlara bakarız. Mesela A sendikası sözleşme yaptı neye göre yaptı yüzde 30 sözleşme yaptı. Demek ki o fabrikada kategorik ücret şeması vardır. Yeni girenler, eski girenler diye baktığımız zaman orada bir kategori oluşur. Sonra denir ki A şirketi bir sözleşme yaptı yüzde 80 zam yaptı. Tamam yaptı da yüzde 80 kim aldı? Bizde yüzde 40’ı kim aldı? Herkes aldı, üretim ve destekteki herkes aldı. Diğer işletmelerde baktığınız zaman adam 5 bin 500 lira alıyor, 6 bin 500 lira alan var yüzde 80 alsan ne olur. Lastik işçisi yaklaşık 10 bin lira alıyordu bunun üzerine hepsi yüzde 40 zam aldı. O bağlamda her dönem işveren talep etti ve etmeye devam edecek ancak bu kazanılmış bir haktır. İşveren büyük bir kar elde ederdi olmasaydı.

-Kriz işçinin mi elini güçlendirdi yoksa işverenin mi?

Bunu iki türlü değerlendirmek lazım. İhracata dönük firmalar açısından baktığımız zaman iyi bir ihracat potansiyeli varsa işletmeler burada kazanır. Lastik fabrikalarındaki sözleşmeleri ben şahsen şöyle değerlendiriyorum. Pandemi sürecinde dünyanın birçok ülkesinde bu markalar fabrikaları durmak zorunda kaldı işçiler korkudan gitmedi. Buradaki fabrikalar gitmedi böylece pazarı buradaki işletmeler aldı. Burada çalışan ar-

kadaşlarımız pandemi sürecinde gerçekten çok özverili çalıştılar. Bu özverili çalışma sürecinde işletmeler özellikle korona sürecinde bizim şu ana kadar talep ettiğimiz her şeyi yaptılar. Düşünebiliyor musunuz yıllarca sürekli çalışan fabrikalarda 1 ay gibi uzun süreli çalışmayan bir durum oluştu. Bir ay dediğimiz hadiseler yabancı ülkelerde saha uzun süre oldu. Biz şunu da yaptık korona olan arkadaşlarımızın ücretlerini de kestirmedik.

“YABANCILAR ANLAMADI”

Karşılıklı bir zarar oluştu kayıp oluştu pandemi sürecinde ancak biz masada işverene siz her ne kadar TÜİK’in rakamlarını baz alsanız da bu rakamlar gerçeği yansıtmıyoru anlattık. Bunu anlatmak kolay olmadı, yabancılar şirketlerin tepe yönetimi CEO’lar bunu anlamadı. Adamlar diyor ki; sizin ülkenizin, devletinizin açıkladığı rakamlar bu, ama siz rakamlar gerçek değil diyorsunuz, bu olur mu şimdi dediler. Anlamıyor yabancı bunu. Sen şimdi anlamıyorsun ama gel bakalım bir alışveriş yap ülkemde dersin ki ne ucuz bir ülke çünkü senin paran değerli benim param değeri gitmiş. Bu toplu sözleşmenin en güzel yanı gerilim olmadan bitmesi oldu çünkü genelde grevlerle sonuçlanırdı.

-Endüstri 4.0 ve karanlık fabrikalarda işçi yok. İşçi yoksa sendika da yok, ne yapacaksınız?

Endüstri 4.0 işin en enteresan tarafı. Bir sendika başkanı olarak her platformda hazırlıklı olmamız lazım olduğunu anlatıyoruz. İşin açıkçası sendikaların bu konuyla ilgili bilinçlenmesi gerekiyor. Hatta DİSK yönetim kurulu toplantısında da bunu gündeme getirdik. Endüstri 4.0 ile alakalı bizim bir şey söylememiz lazım. Hızlı bir şekilde reel sektörün içerisine giriyor. Öyle bir sözleşme yapıyoruz ki biliyoruz geliyor. Gebze ’de Polisan fabrikasına gittik. Bizi götürdükleri fabrikada 100 kişi çalışıyordu. Bir fabrika daha var, oraya da gidelim dedik bir gittik 10 kişi var ve 100 kişilik iş yapıyor. Tamamen endüstri 4.0 ile çalışıyor. Bunlar kaçınılmaz gerçek eninde sonunda hayatımıza girecek.

-Ne zaman Türkiye ’de 4.0 yükselmeye başlayacak?

Maliyetler ne zaman yükselmeye başlarsa yani işçilik, enerji ve hammadde maliyetleri çok yükseldiğinde o zaman yükselecek. Sadece işçi mi işini kaybedecek? Hayır. Burada öncelikli işini kaybedecek olan beyaz yakalılar. Şimdi Pirelli, Premeteon dünyanın en büyük arge sistemlerinden birini buraya getirdi. Bu fabrika ileriye dönük tam otomasyona geçmekle alakalı bir fabrika aynısını Goodyear Aksaray’da yaptı. Mesele sözleşmelerde ücret almak değil. Biz satın alma gücümüzü ve kazanılmış haklarımız koruyacağız ama istihdamı da koruyacağız dedik ve koruduk.

-Avrupa Endüstri 4.0’a geçti mi?

Robotlarla ilgili 10 yıl içerisinde çok şeylerle karşılaşacağız. Fabrikalarda bu noktaya doğru gidiyor. Biz öyle bir denge politikası sağlıyoruz ki bu teknolojinin maliyeti çok yüksek ama Avrupa buna geçti. Ne zaman geçti? Pandemi dönemine geçti. Dediler ki insan hastalanabiliyormuş, insan gelmediğinde üretim durabiliyormuş. Biz bir an önce karanlık fabrikalara geçelim. Bugün sermayenin yoğun bir şekilde bunu için çalıştığını biliyoruz.

-Sendikalar toplu hareket edemez mi?

Biz geçmiş dönem Çalışma Bakanlarından birisine söyledik. Bir an önce sözleşmeler noktasında iş kolu sözleşmesine geçmemiz lazım dedik. Bu yeni bir kavram mesela ne demek iş kolu sözleşmesi. Türkiye ’de sendikal hareketin maalesef yapısal sorunları var. Biz yüksek sesle iş kolu sözleşmelerini konuşmamız lazım gelişmiş ülkelerde bu var ve gayet iyi çalışıyor. İş kolu sözleşmesinde biz diyoruz ki şirketlere göre sendikalar ayrılmasın örneğin a firmasında telefon üreten işçi ile b firmasında telefon üreten işçi aynı işi yapıyor. O zaman kardeşim sendikalar olarak tek bir sözleşme yapalım o zaman.

-1 Mayıs’ın nasıl geçmesini bekliyorsunuz?

1 Mayıs Arife gününe denk geliyor. Bununla alakalı tabi ki biz 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanması ile ilgili gerekli başvurularımızı yaptık. Taksim konusunda yine hükümetin Taksim’i vermeme tavrı devam ediyor. Bu dönem her arife olması hem de işçilerin 2 yıldır bayramda memleketine gidememesi tatil yapamamasını göze alarak sendikalar yüzer kişiyle çelenk bırakacak Taksim meydanına. Biz Maltepe’de olacağız. Kocaeli bölgesinden arkadaşlarımızı getirmeyeceğimiz. Kocaeli’de de burada emek örgütleriyle birlikte hareket edecekler.”

30 Nis 2022 - 11:45 -

Muhabir  Cihat Polat


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.


Kocaeli Markaları

Demokrat Kocaeli, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 323 40 00
Reklam bilgi