Haluk Çetin: Behramoğlu ile yol almak büyük şans

Bestelediği şiirlerle hafızalara kazınan, büyük şair Ataol Behramoğlu ile çok uzun yıllardır birlikte çalışan Haluk Çetin, “Behramoğlu ile yol almak büyük şans” dedi

Haber albümü için resme tıklayın

İlayda AKYOL- SANATSEVERLERİN yakından tanıdığı, şiir ile müziği buluşturan sanatçı Haluk Çetin, gazetemiz genel yayın yönetmeni Mevlüt Soysal’ın TV 41 ekranlarında hazırlayıp sunduğu Sanat Güncesi programına konuk oldu.

Müzikseverlerin olduğu kadar şiirseverlerin de beğeniyle takip ettiği Haluk Çetin ile sanat yolculuğunu ve “kendisi ile tanışmak benim için büyük şans dediği” Ataol Behramoğlu ile yollarının nasıl kesiştiğini konuştuk.  

 

Haluk Çetin’i tanıyabilir miyiz?

Bursa’da doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Bursa’da tamamladım. Üniversiteyi İstanbul’da okudum. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum. Üniversiteyi zamanında bitiremedim. Geri döndüm aftan yararlanarak, derslerimi verdim ve mezun oldum. İzmit’te Kocaeli Barosu’nda stajımı yaptım. Sertif Gökçe Başkanın yanında stajımı yaptım. Baro kimliğim de var. Halen daha baroya kayıtlı avukatlardan biriyim. Hayatımın önemli bir dönemi burada geçti, kısmen İzmitli sayıyorum kendimi. Pratikte hiçbir zaman avukatlık yapmadım. Müzisyenlik ve TV programcılığı yapıyorum. 

 

Müzik hayatınızda nasıl başladı?

Lisede mandolin öğretirlerdi. Devlet liselerinde müzik dersi için ayrılan saatler fazlaydı. Mandolin, telli bir saz olduğu için oradan notaları öğreniyordunuz. Nota ile temel basamakları öğrendiğiniz için devamında gitar, bağlama, ud gibi enstrümanları anlamak biraz daha kolaylaştı.

 

Ataol Behramoğlu ile yollarınızın kesişmesi ne zaman oldu?

Benim hayatımda İstanbul hiç kopmadı hep oldu. Bunun gibi şehirlerim var. Bursa, İzmit gibi bir de Antalya var. 1989 sonunda İstanbul’da Mısır Apartmanı’nın ikinci katında bir mekanda çalıyordum. 1980 sonlarında çok az yer vardı, bar tipi ve lokal restoran tipi olarak. Biriydi. Benim sahne aldığım yere de birçok ünlü sanatçı gelirdi. İstanbul’dan sonra Antalya’ya çalışmak için gittim. Nisan sonu mayıs başıydı. Antalya’nın cennet olduğu dönemler. 1980’lerin sonu Antalya’da sayılı eğlence mekanı var. Arkadaşımla birlikte 1993’te Kaleiçi’nde bir mekan açtık. Açtığımız mekan sanatçıların “Yedikulesi” haline geldi. 1994 yılında Antalya Devlet Tiyatrosu açıldı. O dönemler, tiyatro sanatçıları da bizim mekana geliyorlardı. Antalya Devlet Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni, bir gün “Lozan” adlı oyunu koyacağım dedi. “Lozan” da Ataol Behramoğlu’nun tiyatro eseri.  “Ataol Behramoğlu da gelecek hep birlikte yemeğe geleceğiz sizin mekana” dedi. Ataol Behramoğlu ile Antalyalı büyük şair Metin Demirtaş tanıştırmıştı bizi. Ataol ağabeye merhaba ilk o zaman dedim.   

 

Daha sonra neler oldu?

Mekanımıza birkaç ay sonra tekrar geldi. Antalya Büyükşehir Kültür Merkezi’nde Ataol Behramoğlu’nun bir dinletisi olacaktı. Bir müzisyen aranıyor denildi. Bizim de Ataol ağabeyle merhabalığımız vardı, tanışmıştık teklif ettiklerinde; “tabi dedim, seve seve yaparım”.  Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi’nde sahne aldık. O dönemde, bir şiir müzik dinletisi Türkiye’de yok, benzeri de yok. Şiir müzik dinletisi bizden sonra oldu. 1994 ekim ayında sahne aldık.  450 kişilik salon tıklım tıklım doldu. Ataol ağabeyle birlikteliğimiz konserle sınırlı kalmadı, bir gün şöyle dedi;  “Ben yıllarca yurtdışında yaşadım. Yıllarca da özlemini çektim. Türkiye’yi dolaşmak istiyorum. Benimle gelir misin?” Kaçırılacak bir teklif değildi.  Büyük bir hadise oldu benim için. İkimize afiş hazırlandı. Gazetelerde de duyurusu yapıldı. Birlikte turnelere çıktık. Gittiğimiz yerlerde sahne tamamen dolu oluyordu.

 

Ataol Behramoğlu zor bir insan, öyle değil mi?

Çok titiz. Ataol ağabeyle ile aynı kuşak olanlar disiplinli ve ilkeliler. Herkes işini iyi yaptığında sürer bu ilişkiler. İki sanatçının bir arada olması genellikle çok görülmez. Müzik grupları genellikle dağılır. Ama biz uyumlu olduğumuzu düşünüyorum.

 

Besteler hangi süreçte oldu?

1997 yılında Ataol Behramoğlu şiirlerinden oluşan Aşk İki Kişiliktir isimli ortak bir albüm hazırladık. Bu albümde dört bestem var. 2007 yılında da yine benzeri bir çalışmayı Cezmi Ersöz ile yaptık. Kendini Saklama Çiçekleri albümünde Vedat Sakman ve Leman Sam ile birlikte çalıştık. Bu albümde de üç beste bana ait. İlk solo albümüm 2010’da Ada Müzik’ten Şiiriçi Şarkılar adıyla çıktı. Bu albümde Nâzım Hikmet, Ataol Behramoğlu, Nihat Behram, Ahmet Telli, Gökhan Hoştürk, Cezmi Ersöz ve Sunay Akın şiirlerinden tamamı benim bestelerim, düzenlemeleri Vedat Sakman’ın olan bir çalışma bu.

Şiir denilince akla

gelen müzisyenim

 

Şiirlerden beste yapmak zor olsa gerek…

Bu benim için bir onur. Ben şiirle bütünleşmiş ve şiir denilince akla ilk gelen müzisyenim. Şair denilince akla gelen ilk ve hala da tek müzisyenim. Ataol ağabeyle karşılaşmanın benim hayatımda büyük bir şans olduğuna inanıyorum. İyi ki böyle bir yerdeyim ve böyle anılıyorum.  Şiirlerden, beste yapmak çok önemli çünkü şiirin duygusuna girmek zordur. Hem de ruhunu duygusunu vermek de çok zordur. O anlamda çok önemserim. İşlevsel olarak çok önemli buluyorum çünkü edebiyatı şiiri geniş kitlelere de ulaştırıyorsun. Yani bir şiirin besteye çevirdiği zaman, dilden dile dolaşıyor ve herkes tarafından o eserin tanılırlılığı daha da artıyor.

 

Sorumluluk kısmı da var bu işin. Şiirin ruhunu yansıtmak gibi… Söz yazmak daha mı kolaydır?

Şiir; bir yönüyle resim, imajlar anlamında, düşünsel anlamında felsefe, dil akışı ile edebiyat ama bir yönüyle de müzik çünkü iç sesi var, her şeyin iç sesi vardır. Tüm insanlar için; elem, hüzün, acı… hissettiğimiz duyduğumuz şeyler bir dram içinde düşünecek olursak tüm sanat dalları ve insanlar için aynıdır. Bunu yakalayabilmek meseledir. O da yoğunlaştığında oluyor. Duygularla beslendiğin zaman şarkı ile şiir meselesi ortaya çıkıyor.

 

Kocaeli neden hayatının bir parçası? Son zamanlardaki Ege yolculukları ve Foça’dan bahseder misin?

Eski Foça. Ben daha öncelerde Antalya’da idim. Kaleiçi gibi yerler sahne aldığım mekanlardı. Antalya ile bağım hiç kopmadı. 5 sene sonra da Eski Foça’yı keşfettim. Harika bir yer. Egenin incisi. Dokusu önemli ölçüde korunmuş, deniz muhteşem her yerinden girilebiliyor denize. Eski Foça benim yazları durağım oldu. Orada bahçe gibi yarı lokal gibi yer var, orada program yapıyorum. İzmit ise benim için çok değerli çünkü benim evladımın doğum yeri. Evlilik dolayısı ile İzmit’e gelmiştim. 1995 senesinden sonra eşimle ayrıldık. Ama İzmit ile bağım kopmadı. Evladım burada doğdu. Bir ayağım burada bir ayağım İstanbul’da yarı yarıya yaşıyorum. Yazın Foça kışın İstanbul ve İzmit.

 Hep solda oldum

 

Nasıl bir şarkı listesi ile çıkıyorsunuz, şarkı taleplerini nasıl karşılıyorsunuz?

Ben Ataol Behramoğlu’nun yanı sıra Pelin Batu ile de çalışmalar yapıyorum. Orhan Aydın’la da Nazın Hikmet şarkıları yapıyoruz. Bunların yanı sıra bir de tek başıma dinletilerde yapıyorum. Dinletiler anlamında, kolay seçilmiş şeylerden yürüyorsun. Ama bar çalışması veya lokal çalışması öyle değil. Bar çalışmaları lokal çalışmaları zordur. Eskileri çalıyorum genellikle. Gitarla türkü yorumlarım. 1000 küsur türkü dağarcığım vardır.

 

Bazı şarkılarında politik bir yanda var…

Ben soldayım. Atatürkçü bir annenin evladıyım. Bütün değerlerim onun üzerine oturmuştur. İnsanların inançları üzerinden sömürülmesinin karşısında oldum. Hep emekten yanayım. Hayata dinci ve ırkçı bakmamam, emekten yana olmam benim solda olmamın tanımı budur. Hiç eğilmedim bükülmedim hala öyleyim.

 

 

19 Ara 2021 - 22:40 -


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.


Kocaeli Markaları

Demokrat Kocaeli, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 323 40 00
Reklam bilgi