Kıyar: Doğa, resmimi şekillendiren ana unsur

Kocaeli Üniversitesi Resim Bölümü Başkanı Prof. Dr. Neslihan Kıyar, yapılan çalışmanın, sanat niteliği taşıyabilmesi için özgün olması gerektiğini belirtirken, kendi çalışmaları için de, “Doğa, resmimi şekillendiren ana unsur” dedi

+2
Haber albümü için resme tıklayın

İlayda AKYOL- KOCAELİ Üniversitesi Resim Bölümü Başkanı Prof. Dr. Neslihan Kıyar, gazetemiz genel yayın yönetmeni Mevlüt Soysal’ın TV 41 ekranlarında hazırlayıp sunduğu “Sanat Güncesi” programına konuk oldu. Prof. Dr. Neslihan Kıyar, eserlerinde; ilkel yaratılardan, tarihe ışık tutan kaya resimlerinden ve mitolojik figürlerden beslendiğini ve sıklıkla çalışmalarına konu ettiğini söyledi. Kıyar,  yapılan çalışmanın, sanat niteliği taşıyabilmesi için özgün olması gerektiğini belirtirken, kendi çalışmaları için de, “Doğa, resmimi şekillendiren ana unsur” dedi. 

 

Kendinizi tanıtır mısınız?

 2020 yılında Kocaeli’ye taşındım. Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünde öğretim üyesiyim. Aynı zamanında Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünün bölüm başkanlığını yürütüyorum. Bundan önce ise Selçuk Üniversitesi’ndeydim.

 

Resme olan merak nereden geldi?

Sanıyorum bu çok küçük yaşlarda başladı. Arkadaşlarım için resimler çizerdim. Ailemden gelen güzel sanatlara yatkınlık var, genetik miras diyebiliriz. Liseye geçene kadar artık ben ne yapacağım diye sormaya başladığımda aklıma güzel sanatlar geliyordu. Kafamda tam şekillenmemişken, ailem bana şunu dedi: “İstiyorsan seni bir kursa yönlendirelim.” Ben de kursa gitmeyi kabul ettim ve kursta daha iyi anladım, bu işin bana uygun olduğunu. Yapacağım işe; hayatımı şekillendirebileceğim bir alan olarak bakıyordum. Lisenin ikinci sınıfında başladım kurs almaya ve bu hayatı istediğime olan inancım burada oluştu. Daha sonra ise Konya’da Selçuk Üniversitesi’nin sınavlarına katıldım ve kazandım.

Tarzınızı anlatır mısınız?

Ben resimlerimde birbirlerini tekrar eden şeyleri sevmiyorum. Seri halinde çalıştığım için, bir seride 30-40 resim oluyor. Daha sonra diğer seriye geçtiğimde farklı bir şey koymak istiyorum. İzleyende tekrar bu algı oluşsun istemiyorum. Ve bunun içinde sürprizler yapmayı seviyorum.  Çizgilere baktığımızda devamlılığı olan, denge kurmayı amaçlayan bir anlayışım var.  Bu da yansıyordur. Üslubuma gelirsem; resim çizme tecrübem, öğrencilik yıllarından başlayan bir sürece uzanıyor. Tabi yapmış olduğum çalışmalarım, değişkenlik de gösteriyor; ilk yaptığım resimle son yaptığım resim arasında karşılaştırma yapsanız, iki farklı insan yapmış dersiniz. Bu zaman içinde gelişen ve kendini evrimselleştiren de bir süreç. Benim de resimlerim ilk başta içerik olarak çok değişmese de görüntü olarak (dış yüzeyde gördüğünüz formlar hariç) tabi ki değişti. Çalışmalarımda esinlendiğim, ilkel ve mitolojik konular ağırlıkta oldu. Öğrenci iken Yüzüklerin Efendisi filmi yeni çıkmıştı ben de etki bırakmıştı. Yine kaya resimlerine olan ilgim de sanatsal çalışmalarımda esin kaynaklarım arasında olduğunu söyleyebilirim.

 Kaya resimleri dediniz. Kaya resimleri çalışmalarınıza nasıl yer buldu?

İnsanların estetiğe güzele eğilimi mutlaka vardır. İnsan ister kapalı mekanlarda olsun, ister doğada olsun dikkatini çeken bir takım formlar ve nesneler detaylar mutlaka vardır. İnsanlığın aydınlanmamış dediğimiz o karanlık çağlardan bize kalan aslında tek ve biricik miraslarından biridir kaya resimleri. İspanya ve Fransa’da vardır. Türkiye’de de örnekleri var. Orta Asya’dan Anadolu’ya göçler yolu üzerinde kayaları bir not defteri olarak kullanmışlar. Biz de tabi ki sanat eseri olarak değerlendiriyoruz, sonuçta insanların beyni ile eli ile ortaya çıkmış estetik barındıran sembolik bir dışavurum. Tabi onların bize bırakılmış miras yönü de var. Hepsi birer mesaj ve kanıttır. Bunlar benim dikkatimi çekiyordu lisans döneminde, ilkel sanat, ilkel us onun sanat eserlerine yansıması, onun doğa ile olan ilişkisi derinleştikçe bugünlere kadar geldi. İnsanlık serüvenin bütün o karşılıklı olan ilişkileri, bu modern dönemlerle başlayan günümüze kadar gelen sancılar eserlerime bir eleştiri olarak da yansımaya başladı.

“İlkel yaratıların düşünsel yapılarından alıyorum motivasyonumu, bence tüm canlılar öz ve aynı niteliklere sahip bütüne aittir” diye bir sözünüz var. İlkel yaratıları biraz açar mısınız?

İlkel yaratı, sanat eseri olarak ortaya çıkmış bir ürün. Konya Çatalhöyük’te bulunan figürler merakımı uyandırır ve dönem dönem gider eserleri yakından incelerim. Çatalhöyük sürekli yaşayan süreci olan bir merkez. Oradan ilham alır beslenirim.

Üretim süreci nasıl ortaya çıkıyor?

 Tabi ki gördüğüm bir şeyi aktarmak gibi olmuyor. Daha çok onu algılamak, anlamlandırmak, içselleştirmek, onu daha özgün bir karakterde ortaya koymak gerekiyor çünkü, bir şeyin sanat niteliği taşıyabilmesi için öncelikle özgün olması gerekiyor. Bu orijinalliği yakaladığınız zaman, sizin yorumunuz olduğunda değer kazanıyor. Ben böyle bir yol seçtim, sanat eserlerime yorumumu katarak ilerliyorum.

 

Ressamların eserini sunduğu yer sergilerdir, sergiler önemli midir?

Bizim için sergi tabi ki önemlidir. Çünkü sanat olgusu dediğimiz şeyin en önemli elemanlarından bir tanesi sanatçı, diğeri sanat eseri ve alıcıdır. Bu üçünün bir arada olmadığı sanat olgusu eksik kaldığı için sanatçı olarak yaptığımız eserleri, alıcı ile buluşturmamız gerekiyor. Fiziki olarak hem sanatçı hem alıcının bir arada olduğu yer tabi ki sergiler oluyor. Ama bugün mecralar çoğaldı, sosyal medya gibi özgürlük alanı var. Bu da tabi ki sergi dediğimiz alanı daha da genişletti.

Sizin önemsediğiniz sergileriniz hangileridir?

Benim şu ana kadar 11 tane sergi gerçekleştirdim. Sergilerimin hepsi kendi için de anlatısı olan, mesajı olan sergiler. Bu işlerle uğraşanların çok sergi açması çok iyi sanatçı olduğunu göstermiyor aslında. Daha çok nitelik ön planda bizim için.

 

Ressam, benim bu kadar eserlerim var gideyim sergi açayım mı der, yoksa zamana ya da bir temaya bağlı kalarak mı sergi açar?

Ben bu süreci daha çok planlı yürütmeyi tercih ederim. Çünkü bu biraz riskli de bir şey planladığınız zaman o takvime uymanız gerekiyor, bu durum beni daha çok rahatlatıyor. Hedef koymadığınız zaman başka işe kayabiliyorsunuz. Planlı algılamak beni sistematize ediyor. Günü ve saati belirlenmiş bir sergi beni daha çok motive ediyor. O yüzden de yeni bir seriye başlamadan önce,  mutlaka plan yaparım.

 

Yeni bir resme başlarken ki süreçte neler yaşıyorsunuz?

Ben tamamen doğaçlama çalışıyorum. Tuvali karşıma alıp o anda başlamayı seviyorum. Onun planı da kurgusu da kafamda gerçekleşiyor. Eliniz, beyniniz oluyor ve bir yazıcı gibi tuvalin üzerinde kendisi hareket ediyor, o anlık bir şey.

Ödülleriniz var mı?

Oldu evet. Öğrencilik yıllarımda katıldığım yarışmalardan aldığım ödüller var. Şimdilerde yarışmalara katılmayı bıraktım. Ama öğrencilerimle bir arada katıldığımız yarışmalarımız oldu. Her ne kadar kendim dahil olmasam da yarışmalara, öğrencilerimi teşvik ediyor, destekliyorum.

 

Yaşadığımız toplumun, süreçlerin resme etkisi nasıldır?

 Toplumların sanatları, o toplumların gelişmişlik düzeyleri ile de paralel. Gelişmişliği ile de alakalı, toplumların sanatlarının geldiği nokta. Anadolu coğrafyası bu anlamda çok verimli ve sanat yapıtlarını besleyen bir mahiyet barındırıyor. Hem de günümüzde batı dediğimiz o toplumlarla yarışabilecek sanatçılarımızda var. Aslında bir zenginlik… Ressamlar olarak hem sağımızdaki solumuzdaki coğrafi kültürlerden etkileniyoruz hem de kendi içimizde pek çok kültür var, onlardan etkileniyoruz. Cumhuriyet kuruluyor; sonraki resimler Atatürk ve onun devrimleri üzerine yapılan bir süreci kapsıyor. Yurt gezileri var o bir dönem, 50’lerden sonra yeni figürasyon yorumları karşımıza çıkıyor. Güncel sanat başa baş gidiyor. Türk sanatı da çağının gereklerini yerine getiriyor, bazı dönemlerde geri kalmış olsa bile bir şekilde var olmayı başarıyor.

 

 

Profesyonel çalışmalar

için eğitim almak gerekir

 

Akademideki detaycılık sanatı olumsuz etkiler mi?

Olabilir. Alaylı da ressam olabilir miyiz? Eğitim almalı mıyız? Soruları bize oldukça çok geliyor. Tabi ki bir dışavurum bu. Buna kimsenin engel olması gibi bir durum yok. Ama akademisyen olarak bizler sanatında bir kuralları olması gerektiğine inanıyoruz. Doğal olarak kontrol etmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Teknik anlamda detayları olan bir iş. Yapılan çalışmanın, teknik mi amatör mü olduğunu ilk bakışta anlaşılır. Yani bunu yapabilmek için de eğitim almak lazım.

 

Resmi birebir kopyalayarak çizmek sanat mıdır bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bu biraz tekniği doğru kullanmakla da alakalı bir durum. Çizdiğiniz eserde anlatılan konuyla ben çok ilgilenmem mesela, bence konu her şey olabilir. Beni ilgilendiren şey resmi nasıl yaptığı. Tabi ki kopya resimlerin bir sanat değeri yok ama siz resmi sadece hobi olarak yapıyorsanız, bunu yapabilirsiniz. İnsan neden resim yapar. Ya da sanat yapar bu da bir şekilde yol. Eğitim almamış ama bir şeylerle meşgul olmak isteyen insanlar için hayatı renklendirmenin başka yolu. Bu fotoğraflarında özgün ve onun da kendi için de değeri olması gerektiğini düşünüyorum.

  

Resim eğitimi alanlar

için istihdam sorunu var

 

Kocaeli Üniversitesi Resim Bölümü öğrencileriniz ile aranızdaki bağ nasıl?

 Seviyorum öğrencilerimi. Çok başarılı öğrencilerimiz var. İstanbul’a da yakın öğrenciler Kocaeli’yi tercih ediyorlar, bunun hem avantajı hem de dezavantajı var.

 

Nedir avantajı ve dezavantajı?

 Avantaj olarak istanbul’a yakınlığı güzel, oradan kopuk yaşamıyorsunuz. Sergilere de gidip gelebiliyorsunuz. Pek çok kişi orada yaşıyor gidip geliyor. Dezavantajı da İstanbul yakın olduğu için Kocaeli’ye sanat anlamında yatırım yapılmıyor.

 

Tiyatro, roman, öykü bunların algılayıcısı daha çok, ressamları anlamak ise daha zor… Ne dersiniz? 

 Bence bu bütün dünya için geçerli. Plastik sanatların tanınırlığı toplum içinde biraz zor. Plastik sanatları izleyicinin ayağına gitmesi gerekiyor. Kişinin serginin zamanına göre belirlenen saatte kendini ayarlaması ve gitmesi gerekiyor. Sergi için mekan gerekiyor. Bunlar başlı başına iş. 

Öğrencileriniz bir yandan sanatla uğraşıyorlar bir yandan da para kazanmaları da gerekiyor, resim bölümünde iş olanakları nasıl? Bir ressam yaşamda nasıl var olabilir?

Her gün karşılaştığım bir şey, hem çalışıp hem derslerine devam etmeye çalışan pek çok kişi var. Bir şekilde hayatlarını devam ettirmeleri gerekiyor. Okuldan mezun olduktan sonra bizim pek çok öğrencimiz kendi alanında çalışmıyor, aslında çok yeni ve farklı meslekler çıkmış olmasına rağmen farklı sektörlere yöneliyorlar. Yılda yüzlerce öğrenci mezun oluyor. Bunların sanatçı olarak piyasaya katıldığını düşünün, Türk sanatının daha ileride olması gerektiğini düşünürken tam tersi, bu çocuklara istihdam sağlayamıyoruz. Ne yapabilirler? Akademisyen olabilirler, formasyon alıp öğretmen, kurs eğitmenliği yapabilecekleri alan var ama bunlar haricinde farklı alanlara yönelmek zorunda kalıyorlar.

Çocukların el becerilerini

geliştirmesi hayatlarına yansır

 

Bizim ülkemizde son yıllarda yerel yönetimler resim eğitimi vermeye başladı; nasıl buluyorsunuz?

 

Daha derinlemesine yayılması gereken daha halk kademesine inmesine gereken eğitim. Özellikle çocuklardan başlayan hatta daha küçük yaşlarda verilen eğitim daha sonraki yaşamlarında katkıları olacağını düşünüyorum.

 

Katkılar nedir?

En başta estetik deneyimleri olan kişilerin hayata bakış açılarının daha başka olacağını düşünüyorum. Özellikle çocukların bir takım el becerileri, dolayısı ile bütün hayatlarına yansıyacaktır diye düşünüyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

30 Oca 2022 - 19:18 -


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.


Kocaeli Markaları

Demokrat Kocaeli, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 323 40 00
Reklam bilgi