Gölcük sanatla kimlik kazanıyor

Sempozyumlardan kitaplara, müzelerden restore edilen hamamlara kadar Gölcük son yıllarda kültür ve sanatla ön plana çıkan bir ilçe oldu. Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, bir ilçenin kimlik kazanmasında; kültür ve sanatın büyük önemi olduğunu röportajında vurguladı

İlayda Akyol
İlayda Akyol Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, ilçenin ihtiyacı olan kentsel dönüşüm gibi, ulaşım gibi, otogar gibi çalışmaları hayata geçirirken, diğer yandan da; Gölcük’ü kültür ve sanatta öne çıkan bir ilçe haline getirdi. Gölcük, sempozyumlardan kitaplara, müzelerden restore edilen hamamlara kadar isminden söz ettirdi. Başkan Ali Yıldırım Sezer,  gazetemiz genel yayın yönetmeni Mevlüt Soysal’ın Tv 41 ekranlarında hazırlayıp sunduğu “Sanat Güncesi” programına konuk olarak kültür ve sanat alanındaki çalışmalarından bahsetti.  

Gölcük özellikle sizin döneminizde kültür ve sanat alanında ön plana çıktı. Bu alanlarda yoğunlaşmanızın amacı nedir?

Bizim dönemimizden önce de, birçok farklı sanat dalıyla ilgili faaliyetler Gölcük’te yapılıyordu. Biz de bu sanat dallarını biraz daha ön plana çıkarmaya gayret ettik. Şehirlerin bir kimliğinin olması gerekiyor. Şehirlerimizin kimliği belirleyen; aslında, bizim hayata bakış açımızdır. Bakış açınız neyse; o yaptığınız işe de yansır. İlimle irfanla bakıyorsak; şehre de, o yansır. Atalarımızın oluşturduğu şehirlere baktığımızda, bunu çok açık görebiliyoruz. Şehirlerin siluetinden bile bu durum anlaşılıyor. Şehrin içerisine girdiğimizde, avlulu bahçeleriyle, çeşmeleriyle, camileriyle şehrin kültürel ve mistik havasını görüyoruz. Şehir bize hayata bakış açımızı yansıtıyor. Bunda da en büyük pay sanatın…Tarihî yapılarımızda da sanatsal dokunuşlar var.

Şehirlere kimlik kazandırmanın ve hayata bakış açınızın şehre yansımasının önemi üzerinde durdunuz. Gölcük başlığında konuyu açar mısınız?

İki tane temel kavramdan bahsetmek istiyorum; Hikmet ve irfan; Hikmet, iyiyi kötüyü ayırarak doğru olana yönlendiren demek. İrfan da; bizim bu dünyaya geliş amacımız. Kendini bilen Rabbini bilir. Bu düşüncenin şehre ve yaptığımız işe yansıyacağını düşünüyorum. Yapılanları; sanatla, kültürle, edebiyatla dolduramıyorsanız, o iş yetersizdir.

Gölcük Belediyesi olarak kitaplar yayımladınız, sempozyumlar düzenliyorsunuz. Çıkan kitapların ortak noktası tarihte önemli yeri olan olaylarla bağlantılı olması. Gölcük Belediyesi’nin bu çalışmalarından bahseder misiniz?

Bir şehri tarihiyle tanırsınız. Kitaplarımızda  tarihi kökene, önemli tarihlerin yıldönümlerine  dikkat ettik.  Gölcük’ün önemli değeri Sultan Baba, “Örcün Köyü Baba Sultan Zaviyesi” adlı kitapla, tarihçi yazar Ahmet Nezih Galitekin tarafından yazıya aktarıldı. Kitap, Kocaeli Büyükşehir Belediyemizin Kültür Yayınları tarafından yayınlandı. İlk yayınlanan kitabımız, edebiyat ile ilgili. Yayınlanan tüm kitaplara baktığımızda, konu seçiminin sembolik anlamları olduğunu, Gölcük’le ilgili kültürel izlerin de bulunduğunu görebilirsiniz. Editörlüğünü Doç. Dr. Ali Kurt’un yaptığı Servet-i Fünûn Dergisi ve Servet-i Fünun Topluluğu” adlı kitabı yayımladık. Servet-i Fünûn’u seçmemiz de tesadüfî değildi. Servet-i Fünûn Dergisi’nin genel yayın yönetmenliğini yapan, aynı zamanda da derginin sahibi olan Ahmet ihsan Tokgöz, uzun yıllar Gölcük Değirmendere ’de ikamet etmiştir. Kabri de Değirmendere’dedir. Servet-i Fünûn Dergisi’nin 256. yayınından sonra derginin genel yayın yönetmenliğine Tevfik Fikret geliyor. Düzenlediğimiz sempozyuma alanında uzman çok sayıda akademisyen katıldı. Sempozyumda sunulan bildiriler bir kitap haline geldi. Doç. Dr. Ali Kurt’un büyük katkıları ile ve destekleriyle ilk kitabımızı yayınladık. Yine; Servet-i Fünûn’un 256..sayısının tıpkı basımını ve latin harfleriyle yazışını yayınladık. Yayınladığımız bu kitap üniversitelere ve kütüphanelere gönderildi.

Anlatır mısınız?

Bir diğer dergimiz ise; “Sırat-ı Müstakim / Sebilürreşad Dergisi ve Mehmet Akif”. 2021 yılının İstiklâl Marşı ve Mehmet Akif yılı olması nedeniyle; İstiklal Marşı’nın kabulünün 100. yılında, bu sempozyumu düzenlendik. Sempozyuma sunulan bildirileri de, kitap haline getirdik. Doç. Dr. Ali Kurt’un editörlüğünde okuyuculara sunduk.

“Sırat-ı Müstakim / Sebilürreşad Dergisi”nin tarihsel açıdan yeri nedir biraz bahseder misiniz?

Türk edebiyat tarihinde, Serveti Fünûn’un çok önemli yeri var. “Sırat-ı Müstakim / Sebilürreşad Dergisi”nin de aynı şekilde çok önemli yeri var. Mehmet Akif özellikle yazılarını şiirlerini telif ettiği dergi “Sırat-ı Müstakim / Sebilürreşad”. Mehmet Akif ile ilgili o dönemdeki anılarını anlatanlar; derginin yeni sayısını heyecanla beklediklerini ve evde toplanarak sesli bir şekilde okuduklarını anlatıyorlar.

Bu anlattığınız eserlerin edebiyat dünyasında ciddi meraklıları var. Siz bu eserlerin il dışında da duyurulması için neler yaptınız?

Bizden talep edenlere kitapları gönderdik. Ama asıl önemli olan, kütüphaneye gittiğinizde kitaplara ulaşabilmeniz. Netice itibari ile, buraya gelenlerin tamamı, Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinin akademisyenleri. Geldiklerinde Gölcük’ü tanımış oluyorlar. Gölcük ile birlikte edebiyat kelimesi anılır hale geliyor ve yıllar geçtikçe çok daha fazla sayıda atıf alıyor kitaplar. Bu kitapları okuyan çocukların, şehre olan bakışlarının da değişeceğini, şehri sahipleneceklerini düşünüyoruz. Şehrin bir fiziksel yapısı var. Bir de ruhu var.

Bir diğer çalışmamız “Dergah Dergisi”, İstiklal Mücadelesi’nin, o dönemde (Kurtuluş Savaşı ibaresi kullanılmıyor) ilk olarak mücahede deniliyor. Türk İstiklal Mücahedesi’nin en önemli destekçilerindendir Dergah Dergisi. Ve işgal altındaki İstanbul’da işgale karşı direnişin ve işgal altındaki toprakların kurtarılması hedeflenmiştir. Dergah Dergisi, o zor koşullar altında İstiklal Mücadelesi’ni destekleyen en önemli yayın organı olmuştur. Sempozyumu da, derginin yayın hayatına başladığı tarihin 100. yıl dönümünde düzenledik.

Bir diğer kitabımız, Türk Edebiyatı Dergisi’nde 50 yıl boyunca Mehmet Akif ve İstiklal Marşı ile ilgili çıkan makalelerin bir araya toplandığı her birinin ayrı makalelerden oluşan bir derleme kitabıdır.

Okuyucular kitaplara nasıl ulaşabilirler?

Tüm öğrencilere dijital olarak okuyabilme imkanı sunduk. Kütüphanelere gönderdik. Yine; bazı kütüphane ve İSAM gibi kuruluşlarda da dijital olarak yayınlanıyor.

Başka hangi alanlarda sempozyumlar düzenlendi?

Uluslararası devam eden sempozyumlarımız var. Zühtü Müridoğlu Ahşap Heykel Sempozyumu var. O da şehre kimlik kazandıran etkinliklerden biri. Değirmendere ’de sanatçılar Çınarlık Meydanı’nda, oradaki esnaftan ya da gençlerden yardım alarak eserlerini yapıyorlar. Pandemi esnasında yapamamıştık. Bu yaz yine düzenleyeceğiz. Uluslararası fotoğraf yarışmalarımız da var.

Fotoğraf yarışmalarından bahseder misiniz?

Fotoğraf yarışmasında temayı somut olmayan kültürel miras olarak seçtik. Somut olmayan kültürel miras ile alakalı en büyük arşiv Gölcük Belediyesi’ne ait.  UNESCO Türkiye Milli Komitesi’nden Prof. Dr Muhtar Kutlu tarafından Gölcük Belediyesi’ne somut olmayan kültürel mirasa yaptığımız katkılardan dolayı ödül verildi. Kültür Bakanlığı ile işbirliği yaparak, 10 yıllık yarışmanın tamamını bir araya getirip kitap yayınlamak istiyoruz. Biz aynı zamanda Gölcük ile ilgili tarihi kültürel eserlere dönük fotoğraf yarışması da düzenledik. Bunun yanında; 2019 yılında göç ile ilgili çalışmayı UNESCO işbirliği ile yapmıştık. Birleşmiş Milletler’in Türkiye raporunda ve dünyadaki göç ile ilgili yayınlanan raporda da kullanıldı bu fotoğraflar. Gölcük baktığınız zaman küçük bir göl anlamında ama sanat anlamında yapılan işler uluslararası düzeyde.

Fotoğraflar sergilendi mi?

Göç dünyanın gündeminde olan önemli bir tema. Marmara Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen MARUF toplantısı için bir talep gelmişti. Telif hakkı Gölcük Belediyesi’ne ait fotoğrafların da sergilenmesi içindi talep. Binlerce akademisyenin ziyaret ettiği ve Gölcük Belediyesi’nin logosuyla fotoğrafların sergilendiğini görmek bizim için çok büyük bir mutluluk oldu.

Yaptığınız bu çalışmaların sizce gençlere katkısı ve etkisi nasıl olacak?

Hayata bakış açımıza yansıtacak eserleri şehirde görmek gerekir.  Çocuklara gençlere anlattığımız konuları, somut olarak karşılarında görmüyorlar. Bizim ilk olarak bu eserlere sahip çıkmamız ve değer verdiğimizi göstermemiz gerekiyor.

Bir de Örcün’deki tarihi hamam üzerinde çalışmalarınız oldu. Bahseder misiniz?

Tarihi hamamlara bir fonksiyon yüklenmesi gerekiyor. Hattat Ali Vasfi İzmidî Hüsn-i Hat Müzesi’ni burada hayata geçirmeyi düşündük. 6 aylık süre içerisinde hem restorasyonu, hem de hat müzesini tamamladık.

Hattat Ali Vasfi İzmidî’den bahseder misiniz?

Hattat Ali Vasfi İzmidî, Örcün ’de bulunan Osmanlı döneminden kalma tarihi çeşme olan Hacı Mehmet Çeşmesi’nin kitabesinin hattatı. Hattat Ali Vasfi İzmidî'nin, Kocaeli ’de muhtelif yerlerde çok sayıda kitâbe ve hüsn-ü hat eserleri bulunuyor. İzmitli bir ailede, Ali Vasfi’ Efendi’ye ait 1877 tarihli hat eserini bulduk. Aileyle görüştüm. Eseri satın aldım ve Ali Vasfi İzmidî Müzesine bağışladım. Şu anda 143 yıllık hat eseri, müzemizde sergileniyor. Müzede, 169 eserin yanı sıra, 2. Bayezid döneminden kalma tarihi bakır kazan da yer alıyor. Ali Vasfi İzmidî’nin bölgemizin hattatı olması nedeniyle isminin yaşaması için gençlerin onu tanımasına önem veriyoruz. Gelen gençler hatların önünde fotoğraf çekiyorlar. Ziyaretçiler eserleri görsel olarak incelemenin yanında; hayata bakış açılarını değiştirebilecek ayet, hadis ya da özlü sözleri okuyabilecekler.

Tarihi hamam dediğiniz gibi restore edilen bir tarihi yapı, aynı zamanda hat sanatçısının eserlerinin olduğu da bir yer diyebilir miyiz?

170 sanatçının eseri bulunuyor müzede. Tezhîp  var, hat sanatı var, ebru sanatı var… Müzeye bağışlar da yapılıyor. Günden güne zenginleşiyor müze. Benim hayalim olan konu; Gölcük'te bir etnografya müzesi kazandırmak: Gölcük’ün tarihi ile alakalı Servet-i Fünûn, askeri tersane, Üsküdar Faciası, 1999 depremi gibi konuların her birinin ayrı galerilerde sergilendiği ve bunların dışında da kültürel anlamda ilçemizi yansıtan bir müze.

Sultan Baba Mescidi çalışmanız da var, bahseder misiniz?

Sultan Baba, Gölcük adına, hem tasavvufi yönden hem de tarihi yönden önemli. Sultan Baba Türbe değil aslında; Zâviye, Halvetî Zâviyesi. Bu zâviye zamanla sırlanıp, türbeye dönüşmüş. Türbenin hemen yanında mescit var. Bayır bir yoldan çıkılarak buraya gidilebiliyor. Biz de; hat müzesinin hemen yanında olması uygun olur diye düşündük. Daha Örcün Köyü ve Baba Sultan Zaviyesi Kitabı yayınlanmamıştı. Kitapta da bahsediliyor, Ord.Prof.Dr Süheyl Ünver notlarında, hamamın hemen karşısında bir namazgah / mescitten bahsediliyor. Bunu o esnada bilmiyorduk. Aradan geçen uzun yıllardan sonra, tevafuk, aslına uygun olarak eski mescidin yerine yapmaya başlamışız. Köşk Mescid modelinden esinlendik ve günümüz koşullarına göre nasıl bir şeyler ilave edilebilir diye de düşündük. Baktığımız zaman; mesire alanı, hat müzesi, köylü pazarı, mescid, kafe ile sosyal bir yaşam alanı oluşuyor.

Gölcük Belediyesi olarak düzenlediğiniz diğer etkinliklerden bahseder misiniz?

Gölcük’te unutulmaya yüz tutulmuş sanatları ilgi duyan vatandaşlarımıza öğretiyoruz. Örneğin; söğüt dalından sepet örme eğitimi vardı. Eğitimleri veren hocalarımızın çoğu devlet sanatçısı. Davet ediyoruz kendilerini. Sağolsunlar geliyorlar ve isteklilere bu eğitimleri veriyorlar.

Mimariye de önem verdiğinizi biliyoruz. Yaptığınız projelerinizde, fark kattığını düşündüğünüz yapılar hangileri?

Camilerde lale, sümbül, gül gibi çiçek motifleri kullanılıyor geleneksel olarak. Kur’an’da bahsi geçen bazı meyveler ve bitkiler var. 17 tane meyve ve bitkiden bahsediliyor. Çoğu kişi zencefili bilmez, acur kabağını ve diğerlerini. Bunların cam altı sanatıyla çiçeklerinin ve yapraklarının resimlerini yapının camlarında sergileyeceğiz. Kocaeli için, Gölcük için ilk olacak bu proje. Belki de Türkiye ’de ilk ve tek olacak. Buradaki mescit hat sanatının, ahşap oyma sanatının, cam altı sanatının, dört beş farklı sanatın bir arada toplandığı sanat eseri olacak aynı zamanda. Meyveleri özellikle resmetmeyeceğiz, meyvelerin çiçekleri ya da yaprakları yer alacak. Bu çalışmayla; gelenlerde merak uyandırsın, sebebini öğrensinler istiyoruz. Ziyaretçi; ilgili ayetlere baksın, araştırsın, bir yandan da hat sanatı ilgili sanatları görsel olarak görsün istiyoruz.

Cam altı sanatından bahseder misiniz?

Cama altı sanatı, bizim geleneksel sanatlarımızdan. Vitraydan farklıdır. Cam altı resim tekniği, cam yüzeye guaj boya, cam boyası ya da akrilik ve diğer boyalarla çalışılan bir çeşit resimleme tekniğidir. Kağıt, tuval, ahşap, duvar gibi yüzeylere resmetme yöntemi, cam yüzeyde ise; ters bir süreç izlemektedir. Camın üzerine yapılan resim, bittiğinde ters çevrildiğinden, üstten alta diyebileceğimiz bir yöntem uygulanmaktadır. En son yapılması gerekeni ilk önce yapmayı gerektiren bu süreç, sondan başa doğru ilerlemektedir.

Örcün ’de kaç tane çeşme var?

Örcün ’de 5 çeşme var. O çeşmelerinde restorasyonunu gerçekleştirdik. O çeşmelerden birinin kitabesinin hattatı da Ali Vasfi İzmidi’dir. Ayrıca; bir çeşmenin de kitabesi günümüze ulaşmıştır. Muhtarlık binasında muhafaza ediliyor.

Çeşmelerin tarihsel açıdan ve Gölcük için önemi nedir?

Çeşmelerin tamamı, dip pınardan özel olarak getirilen su ile çalışan hayrat çeşmeleri. Bu çeşmelerin özellikle iki tanesinin farklılığı var, çift yönlü bu çeşmeler. Bu çeşmeyi getiren hayır sahibi çeşmenin bir yönünü kendi evinin bahçesine almış, diğer yönünü de kamunun kullanmasına terk etmiş. Müdürün Çeşmesi diye bir çeşme var, yaklaşık 300 yıllık. Bakımlarını yaptık ve en azından yüz sene bu şekilde gider.

Tarihi kültürel hamamlar, restorasyon ve devam eden hamamlardan bahseder misiniz?

Yukarı Değirmendere ’de bir hamamın restorasyonunu bitirdik. Kocaeli Valimiz Sayın Seddar Yavuz’un büyük katkılarının olduğu, çok uzun yıllardan sonra, ilk defa odun ateşiyle bir kazanın ısındığını ve sıcak su aktığını gördük. Halıdere ve Ulaşlı’da iki tane hamamın arkeolojik çalışmaları bitti. Restorasyon projeleri Kocaeli Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nda değerlendirme aşamasında. Halıdere’deki hamam özel mülkiyete aitti. Anlaşma suretiyle kamulaştırarak satın aldık ve kültür varlığı olarak tescil işlemini gerçekleştirdik. Bu tarihi eseri tescil ettirerek ve satın alarak kültür dünyamıza kazandırmış olduk. Projesinin onaylanmasından sonra restorasyonu da yapacağız.

10 Nis 2022 - 14:07 -

Muhabir  İlayda Akyol


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.


Kocaeli Markaları

Demokrat Kocaeli, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 323 40 00
Reklam bilgi